WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2021/21303 E.  ,  2024/3348 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/798 E., 2021/783 K.
HÜKÜM/KARAR : Red/ Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/427 E., 2019/287 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu şirket hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, davalıların mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 17.06.2015 tarihinde davalı ...'ya devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesi talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı itirazında bulunmuş, tasarrufun iptali davasının görülebilmesinin bazı şartlara ve sürelere tabi tutulduğunu, tasarrufun yapıldığı tarih itibariyle ve sonrasında borçlunun aciz halinde olmadığını, yine hacizden önceki iki yıl içinde yapılmış tasarruflar için bu davanın açılabileceğini, dava şartlarının sağlanmamış olduğunu, davalı müvekkilinin taşınmazın bedelini ödeyerek piyasa değerleri üzerinden satın aldığını, söz konusu taşınmazı satın alırken Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş.'nin ipotek bedeli 260.000,00 TL ödeme yaptığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı borçlu şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafça davalı Diz-Par Limited Şirketi yetkilisi ... ile diğer davalı ... arasında akrabalık ilişkisi olduğunun iddia edilmesine karşın, nüfus idaresi yazı cevabı ile aralarında bir akrabalık ilişkisi bulunmadığının tespit edildiği, bu haliyle 2004 sayılı İİK hükümlerinde arandığı şekliyle akrabalık ilişkisinin davacı tarafça ispatlanamadığı, işyerlerinin ise karşılıklı olduğu keşif esnasında görüldüğü ancak bölgede bir çok işyerinin olması ve tanık anlatımları ile davalıların tasarruf işlemi dışında bir tanışıklığının ispat edilemediği, tanık anlatımı ile dava konusu yerde 1 ay kadar satılık ilanı bulunduğu dava konusu taşınmaz için 300.000, TL talep edildiği 260.000,00 TL ye alındığının beyan edildiği, dosyaya ödeme dekontlarının sunulduğu keşfen belirlenen değer ile satış miktarı arasında misli fark bulunmadığı, yine yapılan malvarlığı araştırmasında davalı ...'nın taşınmazı alabilecek ekonomik gücü olduğunun belirlendiği, borçlu davalının alacaklılarına zarar verme kastını bilebilecek durumda olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde ,davalı şirket ile diğer davalının iş yerlerinin karşılıklı yani komşu iş yerleri olduğunu, bu durumda ...'nın komşu iş yeri olarak davalı şirketin amacını ve durumunu bilebilecek durumda bulunduğunu, taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığının yine bilirkişi raporu ile belirli ve farkın misli olduğunun gayet net bir şeklide belirlendiğini, davalı tarafından sunulan dekontların tek başına taşınmaz bedelini belirlemeye elverişli olmadığı gibi devrin gerçek bir satış işlemi olduğunu göstermediğini, dava dışı farklı kişilerin nakit akışını delil olarak göstermelerinin ve ödemeleri bu şekilde yaptıkları iddiasını basiretli bir tacirin tutumuna aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya içeriği, tarafların dayandığı ve davanın niteliği gereğince toplanan deliller, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçe ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkeme kararında HMK 355. maddesine göre istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemelerde ve kamu düzenine yönelik olarak yapılan incelemelerde kararda usul ve esas yönünden yasaya herhangi bir aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçelerinde belirttikleri nedenleri yineleyerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve ivazlar arasında oransızlık olmadığı gibi bu nedenle iptali için gerekli olan hacizden geriye doğru 2 yıllık sürenin de geçmiş olması, davalı üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu bildiği veya bilmesi gerektiğinin somut delillerle ispatlanmamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.