WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2021/20755 E.  ,  2024/2482 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2010 E., 2021/654 K.
HÜKÜM/KARAR : Reddine/Yeni Hüküm Tesisine/Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/160 E., 2019/202 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun kabulüne, yeni hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'den alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Kuşadası 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/2620 sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, adına kayıtlı tarlasının mal kaçırma kasdı ile düşük bedel ile diğer davalıya devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tasarrufun iptali davasında muvakkat veya kati aciz vesikası olması gerektiğini, bu durumun davanın ön koşulu olduğunu, davacı tarafça davayı açarken bu ön koşulun yerine getirilmediğini, davacı tarafça açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, bu nedenlerle; öncelikle tapu kaydı üzerindeki davalıdır şerhinin kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 25.03.2019 tarihli ve 2016/160 esas ve 2019/202 karar sayılı kararıyla; dosyadan celp edilen banka kayıtlarında davalılar ile dava dışı Hakan arasında 05.06.2013 tarihinde para geçişlerinin sabit olduğu, dinlenen tanık beyanlarının soyut nitelikte ve uyuşmazlığa ilişkin satış iradelerini açıklamaya yeterli bulunmadığı, davalının taşınmazın alımında kötüniyetinin bulunduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, davalılardan Cevat tarafından diğer davalı ile dava dışı Hakan'a ödenen satış bedelinin yapılan keşif sonucu tespit edilen değerden düşük olmasının Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere tek başına muvazaa iddiasını ispata yeterli olmayacağı birlikte değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu tasarrufun 125.000,00 TL bedelle yapıldığı halde gerçek değerinin 250.000,00 TL olduğu belirlendiğine göre İİK'nın 278/3-2 nci maddesi uyarınca arada fahiş fark bulunduğunu, tasarrufun bağış gibi kabul edilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işbu davada; 3. kişi konumunda bulunan ...'in davalı borçlu payını kendi iddiasına göre dahi 112.500,00 TL bedelle satın aldığı, tasarruf tarihinde gerçek pay değerinin ise 250.000,00 TL olduğu buna göre bir mislini aşan fark bulunduğu belirlendiğinden İİK'nın 278/3-2 nci bendi gereğince tasarrufun iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b-3 üncü maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına; davanın kabulü ile dava konusu Aydın İli, Kuşadası İlçesi, Davutlar Mahallesi 838 (yeni 328 ada 30 parsel) sayılı taşınmazın borçlu davalı ... adına kayıtlı 1/2 payın 04.06.2013 tarihinde davalı ...'e satışına ilişkin tasarrufun davacı yönünden iptaline, davacıya, Kuşadası İcra Müdürlüğünün 2018/21139 esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raposununun yeterli olmadığını, emsal araştırması yapılmadığını, itirazların değerlendirilmediğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 277 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu gayrımenkulün mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna göre belirlenen hisse değeri ile tapuda gösterilen ve davalı 3. şahıs tarafından ödenen 112.500,00 TL birlikte değerlendirildiğinde; misli aşan fark olduğunun anlaşılmış olmasına ve İİK'nın 278/2 nci maddesi gereğince bedel farkının da iptale tabi bulunmasına göre davalı ... vekilinin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.