WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2021/19126 E.  ,  2024/3346 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1834 E., 2021/465 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/ Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/272 E., 2019/84 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırarak, harç ve vekalet ücreti yönünden kararı düzeltmek sureti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, davalıların mal kaçırma amacı ile dava konusu 4979 ada 34 parsel 5 nolu bağımsız bölümü 30.12.2014 tarihinde davalı ...'e, 1294 ada 1 parsel 1 nolu bağımsız bölümü 19.01.2015 tarihinde davalı ...'a onun da 27.03.2015 tarihinde dava dışı ...'a sattığını sattığını belirterek , davalılar arasındaki tasarrufların iptali ile davalı ... yönünden 70.000 TL tazminatın anılan davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın aciz vesikası ibraz etmediğini, dava şartının bulunmadığını, taşınmazı 19.01.2015 tarihinde satın aldığını, borçlu ... hakkındaki icra takibinin başlama tarihinin 22.10.2015 olduğunu, müvekkilinin 10 ay sonra başlatılacak takibi bilmesinin mümkün olmadığını, 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açılmış olduğunu, müvekkilinin taşınmazı 130.000 TL bedel ile satın aldığını, tapuda yazılı olan bedelin belediyenin bildirmiş olduğu rayiç bedel olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu satış ile icra takibi arasında yaklaşık 11 aylık zaman olduğunu, devir tarihinde davacı bankanın kredi borcunu henüz kat etmediğini, taşınmazın gerçek satış bedelinin 130.000 TL olduğunu, müvekkilinin 58.493,26 TL'lik kısmı için TEB Bankası Bursa Şubesinden kredi kullandığını, kalan kısmını aynı banka şubesindeki kendi hesabından para çekmek suretiyle satış işlemini yapan ...'a elden ödediğini, müvekkilinin ailesi ile birlikte taşınmazda oturduğunu, taşınmaz satın alınırken üzerinde herhangi bir haciz ve ipotek bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ... ile borçlu .......... (.....) ..... arasında kanunda sayılan derecede yakın akrabalık olduğu iddia edilmediği, akrabalık bağının bulunmadığı, tanık beyanları ile dosyaya gelen taşınmaz ilanından borçlu ve davalının önceden tanışıklığının olmadığı, taşınmaz almak isteyen davalının ilanı internet sitesinde görüp emlakçı aracılığıyla taşınmazı gezip gördüğü, taşınmazı aldıktan sonra tadilat yapıp içinde oturduğu, bankanın mevcut durum değeri olarak tespit ettiği 130.000 TL'nin mahkeme bilirkişi raporunda tespit edilen değerin üzerinde bulunmasının bankanın taşınmaz için vereceği kredi miktarına ayarlı olarak belirlenmiş olabileceğinden tarafsız değer olmadığının kabul edildiği, davalı ... ile ilgili olarak İİK sayılan tasarrufun iptalini gerektiren hallerin ve karinenin gerçekleşmediği, bu taşınmazla ilgili olarak davalı ... hakkında açılan davanın reddi gerektiği, davalı ... tarafından resmi senette yazılı bedelden daha fazla bedel ödediğine dair herhangi bir belge ibraz edilmediği, davalı ...ile ... arasındaki devir ve satışın muvazalı olduğu, işlemin alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapıldığının sübuta erdiği, bu taşınmazla ilgili İİK nun 278/2. maddesinde sayılan şartın gerçekleştiği, davacının talebiyle bağlı kalınarak tazminata karar verildiği gerekçesi ile davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulü ile 70.000 TL tazminatın davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı ...'in beyanları dikkate alınarak dava konusu evin yarısı değerinde tadilat masrafı yapılmış gibi hazırlanan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, değere ilişkin bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın yanlış olduğunu, davanın açılmasına davalı ...'ın sebebiyet verdiğini, lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini, ayrıca davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin de fazla hesaplandığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın tüm talepleri yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde ;müvekkilinin dava konusu taşınmazı iyi niyetli satın alan üçüncü kişi konumunda olduğunu, davacı tarafça aksini ispatlar herhangi bir delil sunulmadığını, müvekkili yönünden davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, ancak müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kararın hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ...'ın kredi çektiği bankadan gelen bilgi ve belgeler, tanık beyanları, dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından kullanıldığını gösteren abonelik belgeleri ve sair delillerin davalı savunmasını doğruladığı, bilirkişi raporuna yönelik davacı itirazlarının kabule şayan bulunmadığından tasarrufun iptali sebeplerinden herhangi birisinin bulunmadığının anlaşıldığı, bu tasarrufa yönelik davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği, reddedilen dava yönünden vekalet ücretinin taşınmazın bilirkişi raporuyla belirlenen gerçek değeri (100.000 TL) üzerinden , karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Üret Tarifesine göre hesaplama yapıldığında 10.750 TL ye hükmedilmesi gerekirken, mahkemece 9.190 TL olarak karar verildiği gerekçesi ile davalı ... vekilinin itirazı haklı olduğundan kararın bu yönden düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçelerinde belirttikleri nedenleri yineleyerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve ivazlar arasında önemli oransızlık olmadığının sabit görülmesine göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.