WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2021/1733 E.  ,  2023/12766 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/277 E., 2020/3965 K.
HÜKÜM/KARAR : Red/ Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/315 E., 2018/539 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazını 14.05.2015 tarihinde mal kaçırma amacı ile diğer davalı ...'ye sattığını belirterek, borçlu ile üçüncü kişiler arasındaki tasarrufun iptali karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde, davalı ...'nin bacanağı olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu arsanın 1986 dan beri kendisine ait iken banka kredisi alabilmek için borçlu adına tapunun devredildiğini , kredi borcun kendisi ödediğini, borcun bitiminde tapuyu yeniden üzerine aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, üçüncü kişi ile müvekkili arasında tasarrufun iptalini gerektirir bir akrabalık olmadığını, satışın mal kaçırma amacı ile yapılmadığını belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı takip borçlusu ile davalının bacanak olması nedeni ile borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu, her ne kadar davalı ... beyanında taşınmazın öncelikle ...'ye devrinin bankadan kendi adına kredi çekilmesi amacı ile yapıldığını ve kredi borcu bitince de taşınmazın devrinin ... tarafından kendisine yapıldığını beyan ettiğini ancak inançlı işlem niteliğindeki savunmaya taraflar arasında hüküm ifade edeceği ve 3. kişileri bağlamayacağı sebebi ile itibar edilmediği, İ.İ.K madde 280/1'e göre; davalı ile takip borçlusu davalı aralarında akrabalık ilişkisi ile mali durumunu bildiğine ilişkin deliller, edimler arasındaki fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın olduğu binanın davalı ... ailesine ait olduğunu ve burada halen ...nin oturduğunu, bu durumun haciz tutanağı ile belli olduğunu, davalı ... Bilicinin burada inşaata başladığını, maddi sıkıntıya girdiğini, diğer davalı ... Benliden borç para istediğini, çare olarak dava konusu taşınmazda yer alan dairelerden birini diğer davalı ...'ye satış olarak göstermek suretiyle bankadan konut kredisi çekildiğini, bu kredinin davalı ... tarafından ödendiğini, borcun bitmesinden sonra da bu taşınmazın tekrar geri alındığını, bu nedenle verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davalı borçlunun devir tarihi itibariyle ekonomik durumunun araştırılmadığını, bu tarihte davalı-borçlunun ekonomik durumunun iyi olduğunu, daha sonra iflas erteleme davası açıldığını, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, hak düşürücü süresinin geçmiş olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın satış bedeli ile rayiç bedeli arasında misli fark bulunduğu, davalıların eşlerinin kardeş olduğu, aynı iş kolunda faaliyet gösterdiklerinden, davalı üçüncü kişinin, davalı-borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve alacaklılara zarar verme kastını bilebilecek durumda olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle davalılar arasındaki tasarrufun İİK 278/2 ve 280/1 maddeleri uyarınca iptale tabi bulunduğu, ayrıca davalıların konut kredisi çekmek amacıyla kendi aralarında muvazaalı olarak satış yaptıklarına ilişkin iddialarının ise, muvazaanın tarafı olmayan üçüncü kişilere karşı ileri süremeyecekleri gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK.m.353/1-b/1 hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki itirazlarını yenileyerek, 2007 yılında üzerindeki binanın müvekkili tarafından yapıldığını, 60 aylık kredinin müvekkili tarafından ödendiğini, buna ilişkin ING Bank'tan kayıtlarının istenebileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki itirazlarını yenileyerek, müvekkilinin başka araç ve taşınmazları olmasına rağmen devir olmadığını bu nedenle mal kaçırma amaçlarından söz edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, gelen banka kayıtlarında kredi ödemelerinin üçüncü kişi ... tarafından ödendiğininde belli olmamasına , inançlı işlemin yazılı belge ile kanıtlanmamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.