4. Hukuk Dairesi 2021/17053 E. , 2024/532 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2018 E., 2021/199 K.
DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ...
2. Aksöz Oto Yedek Parça Ltd. Şti.
DAVA TARİHİ : 26.02.2013
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi / İstinaf Talebinin Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/99 E., 2018/63 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun değişik gerekçe ile kabulüne, davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Ltd. Şti'nden alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü'nün 2013/2020 sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı dükkanını devrettiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun İİK'nın 280/3 üncü maddesi kapsamında iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılmış olan davanın haksız olduğuna, davacı asil ile diğer davalı şirketin ortağı ve yetkili müdürü Kamuran Şahin'in muvazaası sonucu kötü niyetli açıldığını, davada gösterilen harca esas değerin eksik olduğunu, takibe konu senet üzerindeki rakam ve yazılar dikkatlice incelendiğinde senedin ve takibin alelacele ve gerçeğe aykırı bir şekilde tanzim edildiği gibi bir izlenim doğduğunu, zira senedin üzerindeki rakam ve harflerin farklı yazı karakterinde olduğunu, çıplak gözle dahi anlaşıldığını, nitekim senedin vade tarihinin tanzim tarihinden iki sene sonrası olarak belirlendiğini, borçlu şirketin ticari defterlerinde bu senedin kayıtlı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, dosyaya mutlaka kesin aciz vesikasının sunulmasının gerektiğini, satışın muvazaalı olmadığını, esasında davacı alacaklı ile davalı şirketin şeklen bir borç tesis ederek huzurdaki davaya zemin hazırlamak istediklerini, borçlunun takibin açıldığı gün ödeme emrini elden tebliğ alarak lehine işleyen sürelerden feragat ettiğini, müvekkilinin babasının çocukları için bir dükkan satın almak istediğini, davalı şirketin ortağının söz konusu taşınmazı satabileceğini söylemesi üzerine müvekkilinin taşınmaza müşteri olduğunu, 31.03.2010 tarihli protokole dahil olarak 275.000,00 TL karşılığında ...'in şahitliğinde satın alındığını, bu bedelin davalı şirkete peyderpey ödendiğini, ancak taşınmazın teslim edilmediğini, tapuda tescilde edilmediğini, soruna çözüm arandığında taşınmaz üzerinde ipotek ve hacizler olduğunu öğrendiğini, mecburiyet karşılığında Kamuran Şahin'e güvenerek taşınmazın ipotek ve hacizleri ile birlikte tapudan satın alındığını, davacı asilin dava dilekçesi ile sanki icra takibi açıldıktan sonra bu satıştan haberdar olmuş gibi bir izlenim yaratmaya çalıştığını, bunun doğru olmadığının açık kanıtının davacı asil davalı şirket ve yetkilisiyle müvekkil arasında görülen davalarla açılan icra takipleri olduğunu, İİK.nun 280/3 üncü maddesi incelendiğinde, huzurdaki davadan işletme veya ticari emtianın devrinin söz konusu olmadığını, bu yorumun mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini bildirmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.02.2021 tarihli ve 2013/99 Esas ve 2018/63 Karar sayılı kararıyla, davalı ...'ın davalı borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla hareket etmediği, işyeri açmak üzere satın aldığı, davalı ...'in ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir almadığı, işyerini sonradan işgal etmediği, yani işyeri devrinin sözkonusu olmadığı, bu sebeple davalının davalı borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiğinin kabul edilemeyeceği, keza tapudaki satış bedeli ile gerçek bedel arasındaki farkın başlı başına muvazaa olarak kabul edilemeyeceği, satış sözleşmesinin geçerli olduğu, davalı ...'in iyiniyet kurallarına aykırı hareket ettiğinin ispat edilemediği anlaşıldığından, davacının davasının reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu gayrımenkulün dükkan niteliğinde olduğunu , dava konusu tasarrufun İİK'nın 280/3 üncü maddesi gereğince iptale tabi bulunduğunu, beyan ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün 2013/2020 sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ..., borçlusunun Kamuran Şahin ve Aksöz Oto Yedek Parça Ltd. Şti., takip konusunun 31.12.2012 vade, 28.12.2010 tanzim ve 210.000,00 TL bedelli senet ve takip tarihinin 25.02.2013 olduğu, ödeme emrinin borçlulara aynı tarihte yani 25.02.2013 tarihinde icra dairesinde tebliğ edildiği, borçlu şirket yetkilisi ve borçlu Kamuran Şahin'in, yine aynı tarihte lehine işleyecek kanuni sürelerden feragat ederek dosyanın kesinleşmesine ve teminatın iadesine muvafakat ettiği görülmektedir. Davalının, davacı alacaklı ile diğer davalı borçlu arasındaki sözleşmesel ilişkiye karşı 3. kişi konumunda olduğu, dolayısıyla her türlü delille buna ilişkin ispatta bulunabileceği, 3. kişi konumunda oluşu nedeniyle ispat zorluğu içerisinde olduğu, ne var ki icra takibi ile ödeme emri tebliğinin aynı gün yapılması, ödeme emrinin, borçlulara (gerçek kişi borçlu şirketi temsilen de ödeme emrini tebellüğ etmiştir) istek üzerine dairede tebliğ edilmesi, yasal sürelerden feragat edilmesi ve dosyanın kesinleştirilmesinin talep edilmesi, yine davacının hesap işlerini takip eden tanık tarafından çalıştığı dönem içerisinde böyle bir senedin verilmediğinin beyan edilmiş olması, tarafların aynı köy nüfusuna kayıtlı olmaları, satış tarihinden çok önce dava konusu taşınmaz ipotek gösterilmek suretiyle alınan krediye davacının kefaletinin bulunması, davacının kefil olacak kadar davalı borçlu şirket temsilcisi ile yakınlık ilişkisi içerisinde olması, kefaletten kaynaklı borcun ödenerek davalı borçlu şirkete karşı alacaklı konumuna geçildiğine dair bir iddia ve ispatın ortaya konulmaması, tanık beyanına göre davacının taşınmazın satışına aracılık etmesi ve son olarak senetteki nakten kaydından anlaşıldığı üzere 210.000,00 TL tutarındaki paranın ticari teamüllere aykırı bir şekilde 2 sene vadeli olarak borç para şeklinde verilmesine ilişkin olgular, takip konusu konusu senedin gerçek bir borç ilişkisine dayalı olarak düzenlenmediğine fiili karine teşkil eder. İşbu karinenin aksinin ispatı davacı tarafa ait olup davacı taraf dosya kapsamında buna ilişkin bir ispat ortaya koymamıştır.
Öncelikle alacağın gerçek bir borç ilişkisine dayalı olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken doğrudan esas bakımından değerlendirme yapılarak karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
HMK'nın 353/1-b/2 nci maddesi uyarınca kararın gerekçesinde hata edilmiş olması düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi nedeni teşkil ettiğinden, istinaf başvurusunun değişik gerekçeyle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kararın gerekçesi düzeltilerek yeniden esas hakkındaki kararla ön şart yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden ise davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları temyiz dilekçesinde de ileri sürmüştür.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretinin nispi olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davalı borçlu ile davacının önceye dayalı ilişkilerinin bulunması, davalı borçlunun kullandığı krediye davacının kefil olması, ve davacının adına kayıtlı gayrımenkulünü de davalı borçlu lehine ipotek verdiğinin anlaşılması, kredi veya ipotek borcunun ödenip bu ödeme gereğince alacaklı olunduğunun ispat edilememiş olması, davanın dayanağı olan icra dosyasındaki kanuni sürelerden de feragat edildiğinin anlaşılmış olması nazara alındığında davacının alacağının gerçek bir alacağa dayalı olmadığının anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacıya ve davalı ...'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!