WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAIRESI

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2021/16182 E.  ,  2024/589 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/75 E., 2021/115 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2021/İHK-2216
DAVA TARİHİ : 21.08.2020
HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Reddi / Başvurunun Kabulü
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2020/98077

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.07.2012 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan aracın tekerinin patlaması sonucu önünde seyir halinde olan minibüse arkadan çarpmasına bağlı gerçekleşen trafik kazasında, minibüste yolcu durumda olan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah ile toplam 39.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı sigorta şirketinin kazaya karışan aracın ZMMS poliçesi uyarınca işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile taleple bağlı kalarak 38.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının 01.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, hesap bilirkişi raporunda başvuranın maddi tazminat alacağının 50.977,00 TL olarak tespit edildiğini, davacının davasını 39.000,00 TL'ye ıslah ettiğini, başvuranın ıslahının kötü niyetli olduğunu, dosyaya sunulan maluliyet raporu yönetmeliğe göre düzenlenmediğinden davanın reddi gerektiğini, davacı yararına tarife ve yönetmeliğe göre beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zamanaşımı süresinin dolmadığı, maluliyete ilişkin raporun kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun düzenlendiği, davacının talebinin bir kısmını ıslah etmesinin hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilemeyeceği, yönetmelik hükmü kanuna aykırı olamayacağından hükmedilen vekalet ücretinde hata olmadığı gerekçeleri ile davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının yolcusu olduğu minibüs ile çarpışması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 72 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90, 109 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme
1. Olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72 inci maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu belirtilmiştir.

Yine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/1 inci maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2 nci fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise, uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir. Görüldüğü gibi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72 inci maddesi ile ve 2918 sayılı KTK'nın 109/2 nci maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir.

Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır.

Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; kaza sonucu sadece davacı yolcu yaralanmış, başkaca kimse yaralanmamış, hayatını kaybetmemiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında düzenlenen ve taksirle yaralama olarak tanımlanan cezayı gerektiren eylemle ilgili ceza davasının Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin e fıkrasına göre 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu belirlenmiştir. Davaya konu trafik kazası 05.07.2012 tarihinde meydana gelmiş, dava ise 21.08.2020 tarihinde açılmıştır. Davalı taraf süresinde davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı savunmasında bulunmuştur.

Şu durumda kaza tarihinden itibaren sekiz yıl içinde davanın açılmadığı gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

17.01.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı taraf alacağın zamanaşımına uğradığı savunmasında bulunmuş ise de Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyetleri tarafından davacının zararını 06.04.2020 tarihli maluliyet raporu ile öğrendiği, bu tarihten sonraki 2 yıl içinde davanın açıldığı ve zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; sayın çoğunluk tarafından, 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmasından sonra davanın açıldığı ve davanın zamanaşımından reddinin gerektiği gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur.
26.03.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7226 sayılı Kanun’un geçici 1 inci maddesinin 1 numaralı bendi ile yargı alanında hangi iş ve işlemlere ilişkin sürelerin hangi tarihe kadar durduğu, duran sürelerin ne zamandan itibaren yeniden işlemeye başlayacağı ve süre hesabının nasıl olacağı düzenlenmiş; anılan maddenin 2 numaralı bendinde ise pandemi nedeniyle uzayan sürelerin kapsamı dışında olan sürelerin hangileri olduğu düzenlenmiştir. 7226 sayılı Kanun'un 1/1 inci maddesindeki sürelerin 15.06.2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzatılmasına dair Cumhurbaşkanı Kararı 30.04.2020 tarihli Resmi Gazede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
7226 sayılı Kanun'la yapılan düzenleme ve bu Kanun kapsamında Cumhurbaşkanı Kararıyla yapılan süre uzatımı ile 13.03.2020 ve 15.06.2020 tarihleri (bu günler dahil) arasında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler ile aynı Kanun'da sayılan diğer süreler durdurulmuştur. Bunun diğer anlamı, arada geçen süreler, asıl sürelere eklenecektir. Bu arada geçen süre 95 gün olduğundan zamanaşımı ve hak düşürücü süreler hesaplanırken, süre başlangıcına bu 95 gün de eklenerek sürenin dolduğu tarih belirlenecektir.
Ayrıca sürenin yeniden işlemeye başladığı tarihte kalan süre 15 günden az ise ayrıca bu süreler 15 güne uzatılmıştır. Sonuç olarak 95 günlük bir durma süresi gerçekleşmiş ve bu 95 günlük sürenin sonunda kalan süre 15 gün veya daha az ise kalan süreler 15 güne tamamlanarak süre uzatımı yapılmıştır. Kalan süre 3 gün ise bu 3 gün yerine 15 gün uygulanacak ama bu üç güne 15 gün eklenerek 18 gün uygulanmayacaktır.
Sayın çoğunluk tarafından, 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi içinde dava açılmadığından zamanaşımının gerçekleştiği kabul edilerek bozma kararı verilmişse de bu görüşe katılmak mümkün olmamıştır. Zira, davaya konu trafik kazası 05.07.2012 tarihinde gerçekleşmiş olup ceza zamanaşımı süresi olan 8 yıl 05.07.2020 tarihinde dolmaktadır. Ancak, Covid 19 nedeniyle 13.03.2020 ile 15.06.2020 tarihleri arasında duran 95 günlük süre eklendiğinde dava tarihi (21.08.2020) itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı açıktır.

Açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin temyiz itirazları reddedilip diğer temyiz itirazları incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun (1) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum.