4. Hukuk Dairesi 2021/1606 E. , 2023/7533 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1201 E., 2020/1500 K.
HÜKÜM/KARAR : İstinaf isteminin reddine/ Davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/51 E., 2020/66 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... ve arkadaşları hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazını 06.10.2015 tarihinde tarihinde mal kaçırma amacı ile diğer davalı ...'e devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ...vekili cevap dilekçesinde, davanın görülmesi için gerekli aciz belgesinin sunulmadığını, davacı bankanın alacağının ipotekle teminat altına alındığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... Bligen vekili cevap dileksinde, satışın gerçek olduğunu müvekkilinin taşınmazı kredi çekerek satın aldığını savunmuştur,
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Somut Olayda ; davalı asıl Borçlu ... ...'ın krediye kefil olmadan 5 ay kadar evvel taşınmazı devraldığı, kredi işlemleri yapıldıktan ve taşınmazı devraldıktan 5 ay sonra da yeniden diğer davalı ...'e devrettiği görülmektedir. Taşınmazın borcun doğumundan sonra ve 5 ay gibi kısa bir süre içerisinde 3 ayrı el değiştirdiği, davalı asıl borçlu ...'in kredi çekmeden evvel devraldığı taşınmazı kredi işlemlerinden 5 ay kadar sonra diğer davalı ...'e devrettiği açıktır. Bununla birlikte davalılar akrabadır ve ayrıca taşınmaz üzerinde ikinci satış tarihinde tapu kaydında ipotek de bulunduğundan son malik olan davalı ...'in önceki taşınmaz maliki davalı ... ...'ın kredi borcundan haberi olduğu da açıktır. Bu çerçevede davaya konu taşınmazın mal kaçırma saikiyle davalılar arasında devredildiği, davalı ...'in (ve dava dışı ilk malik ...'in) diğer davalı borçlu ...'in akrabası oluşu ve taşınmazın kısa sürede birden fazla kez el değiştirdiği da dikkate alındığında mal kaçırma kastından haberdar olduğu kanaat edilmiştir. Bu noktada davalı ..., taşınmazın kira sözleşmelerinin kendi ile yapıldığını taşınmazın vergileri de kendisinin ödediğini kaldı ki taşınmazın keşfen belirlenen değeri ile tapuda bildirilen değerinin cüzi bir kısım dışında farklı oldmadığını savunmakta ise de; yukarıda izah edilen çerçevede davalı ...'in mal kaçırma kastını bilebilecek durumda olduğu kanaatimizce sabittir. Nitekim davalı ...'in edinim tarihi 06.10.2015 iken, taşınmaz üzerinde davacı banka lehine ipotek tarihi 11.05.2015 olduğundan davalı ..., kendisinden evvel yalnızca 5 aylığına malik olan diğer davalı ...'in banka borcundan 'ipotek' vesilesiyle zaten haberdardır. Zira taşınmazı ipotekli vaziyette satın almıştır. Şu halde asıl borçlu ile akrabalık bağı da bulunan davalı ...'in iyiniyetli 3. Kişi olduğu kabul edilememiştir..." gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, aciz vesikası alınmadığını, akrabalık ilişkisinin gerçek dışı olduğunu, borçlu ... ...'ın taşınmazı müteahhitten aldığını, taşımazın ... ... tarafından alınmasının borcun doğumundan sonra olduğunu, taşınmazın değerinin gerçeğe uygun olduğunu, davanın ispat edilemediğini, borçlunun davacı bankadan kullandığı konut kredisinin ödendiği banka kayıtları ile sabit olduğundan borçlunun zarar verme kastıyla hareket ettiği dahi ispat edilmediğini beyan ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından; ..." gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki iddiaları tekrar ederek, müvekkilinin 25 yıldır İstanbul'da yaşadığından borçlunun mali durumunu bilmesinin mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Somut olayda, davacının alacağı 13.04.2015 tarihli sözleşmeden kaynaklanmış, iptali istenilen tasarruf 06.10.2015 tarihinde borcun doğumundan sonra gerçekleşmiş, dava 13.02.2019 tarihinde 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmış ve 09.03.2019 tarihli haczin İİK'nın 105.maddesi kapsamında aciz belgesi niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
İİK'nın 278/2/1 maddesindeki hacizden geriye doğru 2 yıllık süre geçtiğinden, ivazlar arasında önemli oransızlık olduğu gerekçesi ile iptali mümkün olmadığı gibi ile böyle bir oransızlık da söz konusu değildir. Davalı borçlu ile üçüncü kişi arasındaki tasarrufun iptalini gerektiren bir akrabalıkta bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu arsa, malikler... ve ... tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile müteahhit...'e verilmiştir. Satışının iptali istenilen 3 nolu bağımsız bölümde bu sözleşme gereği müteahhide verilmiştir. Borçlu taşınmazı, borcun doğumundan sonra 11.05.2015 tarihinde, dava dışı Ziraat Bankası Aş kredisi kullanarak, arsa sahibi ...'den satın almıştır. Bu halde satış müteahhide vekaleten yapılmış bir satıştır. Davalı üçüncü kişinin uzun yıllardır taşınmazın ve borçlunun bulunduğu yer dışında İstanbul'da yaşadığı, arsa sahibi ...'in kardeşi olması dışında davalı borçlu ile üçüncü kişi arasında yakınlık tanışıklık olduğu, birbirlerinin mali durumu bildiği yönünde somut bir delil olmadığı gibi bu husus davacı tarafından da ispatlanmamıştır. (İİK'nın280/1) Dava konusu taşınmaz üzerinde davacı alacaklının dışında bir başka alacaklı tarafından konulmuş ipotek, borçlunun mali durumunun kötü olduğunu gösteren bir karine olmayıp taşınmazın tapudaki satış değerine eklenecek alıcının artı yükümlülüğü olarak görülmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
IV.KARAR
Açıklanan sebeplerle
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ...'e iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!