WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2021/14667 E.  ,  2024/3266 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/933 E., 2020/1335 K.
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Cizre 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2016/873 E., 2019/44 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Cizre İlçesi ... Mahallesi 643 Ada 3 ve 4 parsel sayılı iki katlı kargir ev ve arsa maliki olduğunu, davalı şirket ile 31.12.2015 tarihinde süper konut poliçesi imzaladığını, poliçenin 1 yıl geçerli olmakla 31.12.2015 ila 31.12.2016 tarihlerini kapsadığını, Şırnak Valiliği tarafından 14.12.2015 tarihinde sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini ve yaklaşık 78 gün sürdüğünü, bu süreçte ilçede yaşanan olaylar sebebiyle davacının konutu ve içindeki ev eşyalarının ciddi manada zarar gördüğünü, konut ve eşyaların kullanılamaz ... geldiğini, sigorta eksperi tarafından maddi hasarın tespit edildiğini, sigortada terör teminatı bulunduğunu, sigorta şirketinin ödeme yapmaktan kaçındığını ileri sürerek konut ve eşyalar için şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, açıklama dilekçesiyle 643 ada 3 parsel kat 2 daire 1'in dava konusu olduğu olduğunu belirtmiş ve 23.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 83.660,17 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hasarın terör olayı nedeniyle değil çarpışma nedeniyle meydana geldiğini, çarpışmanın ise teminat dışı olduğunu, davacının zararının idarece karşılanacağını, davacının rizikonun ağırlaştığını bildirmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Nur Mahallesi no:44'te bulunan iki katlı evini davalı ... şirketine sigorta ettirdiği, 0100.05269778.000 poliçe nolu sigorta poliçesine konu taşınmaz ve eşyalarının zarar gördüğünden bahisle tazminat talebinde bulunduğu, sigorta tarihinin 31.12.2015 olduğu, sigorta kapsamının 31.12.2015 ila 31.12.2016 tarihleri arasında meydana gelen rizikolara ilişkin olduğu, taşınmazın bulunduğu Cizre İlçesi’nde 14.12.2015 tarihinde terör olayları nedeniyle sokağa çıkma yasağı ilan edildiği ve bu yasak süresinde yaşanan olaylarda davacının sigorta konusu evinin içindeki eşyalarla birlikte zarar gördüğü, davalı taraf her ne kadar yaşanan olayların terör değil çarpışma olduğunu ve meydana gelen hasarın teminat dışı kaldığını beyan etmiş ise de bu husustaki ispat yükünü yerine getiremediği gibi dosya kapsamında toplanan delillerden Cizre İlçesinde poliçe döneminde yaşanan olayların terör olayı olduğu hususunda tereddüt bulunmadığından ve terör olayları %5 muafiyet ile poliçe teminat kapsamında kaldığından davalı tarafın aksi yöndeki beyanlarına itibar edilmediği, poliçeye konu taşınmazın yaşanan olaylar sebebi ile ateşle müdahaleye maruz kaldığından yandığı ve içindeki eşyalarla birlikte kullanılamaz ... geldiği, bu nedenle keşif icrasının elverişsiz olacağı değerlendirilerek dosya kapsamında toplanan deliller ve davalı ... ekspertiz raporu ile hasar dosyası dikkate alınarak değerlendirme yapılma yoluna gidildiği, oluşan zarar miktarına ilişkin olarak ise sigortalı taşınmazın kullanılamaz ... geldiği gerek eksper raporu gerekse diğer delillerle sabit olmakla bu hususta eksper raporunun tek taraflı sigorta şirketince düzenlendiği de nazara alınmakla bilirkişi tarafından yapılan hesaplama usul ve yasaya uygun bulunarak hükme esas alınmış; bu itibarla davacının dava konusu ettiği poliçeye konu 1 nolu taşınmazında %5’lik muafiyet düşüldükten sonra 78.145,42 TL bina ve 5.514,75 TL eşya olmak üzere toplam 83.660,17 TL zarar meydana geldiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 5.514,75 TL eşya ve 78.143,42 TL bina zararı olmak üzere toplam 83.658,17 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda terör hasarı olduğu yönünde değerlendirme yapılmadığını, oysaki hasarın meydana geliş şeklinin “terör olayları” niteliğinde değil “çarpışma” şeklinde olduğunu, “çarpışma”, genel şartlar gereği sigorta teminat kapsamı dışında olduğunu, kamu otoritesi tarafından yapılacak tasarruflar nedeniyle meydana gelen zararların sigorta teminatı dışında olduğunu, sigorta tekniğine göre, gerçekleşen rizikonun “ani” ve “beklenmedik” olması gerektiğini, ancak operasyonların kamu tasarrufu ile önceden ilan edilerek yapılması , ayrıca münferit terör olaylarına değil komple imhaya yönelik ve düzenli olmasının “rizikonun ani ve beklenmedik olması” şartını ortadan kaldırdığını, kamulaştırma durumunda, davacının zararı devlet tarafından giderileceğinden sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, sigortada himaye altına alınan "Terör" olduğunu, terör boyutlarını geçmiş çarpışma ya da iç savaş boyutuna gelmiş olayların artık terör olarak nitelendirilemeceğini ve sigorta himayesi kapsamına alınamayacağını, kamulaştırma durumunda, davacının zararı devlet tarafından giderileceğinden müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, yerel mahkemenin davacıya ait binanın kamulaştırma kararının mevcut olup olmadığının değerlendirmemesinin de kararın eksikliğini ortaya koyduğunu, ayrıca davacının zararı 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında karşılandığını, devlet tarafından davacı zararının kanun kapsamında karşılanmakta olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu sigorta poliçesi 31.12.2015 tarihinde düzenlenmiş olup sigortalanan evin bulunduğu yerde 14.12.2015 ve 02.03.2016 tarihleri arasında terör olayları meydana geldiği, sigortaya konu ev ve eşyaların 12.01.2016 tarihinde meydana gelen yangında zarar gördüğü, sigorta poliçesinin sokağa çıkma yasağı ilan edildikten sonra düzenlendiği anlaşılmakta ise de İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde de belirtildiği üzere Cizre İlçesinde sokağa çıkma yasağı ilan edildiği hususu herkesçe bilinen bir durum niteliğinde olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Sigortacı tarafından gerçek durumun bilinmesi" kenar başlıklı 1438 inci maddesinde yer alan "Bildirilmeyen veya yanlış bildirilen bir hususun ya da olgunun gerçek durumu sigortacı tarafından biliniyorsa, sigortacı beyan yükümlülüğünün ihlal edilmiş olduğunu ileri sürerek sözleşmeden cayamaz. İspat yükü sigorta ettirene aittir" düzenlemesi gereğince davalı ... şirketinin beyan yükümlülüğünün ihlal edilmiş olduğunu ileri sürerek sözleşmeden caymasının mümkün olmadığı, dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre davacı sigortalıya ait olup davalı ... tarafından sigortalanmış olan evin ve eşyaların zarar gördüğü,. 19.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazdaki hasar tutarının 78.145,42 TL olduğu, eşya yönünden zarar tutarının 5.514,75 TL olduğu belirtilmiş olup hükme esas alınan rapor usul ve yasaya uygun görüldüğünden davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik istinaf taleplerinin yerinde görülmediği, 5233 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinde karşılanacak zararlar belirtilmiş olup söz konusu Kanun’un uygulanmasına dair Yönetmeliğin 23 üncü maddesinde zarar görenlere ödenecek tazminattan mahsup edilecek miktarlar içerisinde “c” bendi gereğince sigorta şirketlerince yapılacak ödemelerin hesaplanan gayrisafi zarar miktarından mahsup edileceği, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 9 uncu maddesinin 5 inci fıkrası “Bu kanun kapsamındaki zararlardan dolayı, zarar gören kişilere gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan ödemeler sebebiyle Devlete rücu edilemez” hükmünü içerdiği, bu yasa ve yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde İdare'ce 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılacak ödemelerin sigorta şirketinin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı tarafından davacıya yapılan ya da yapılacak ödeme nedeniyle belirlenen sigorta tazminatından indirim yapılmamış olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvusurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1420 ve 1445 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı vekili dava dilekçesinin talep sonucunda 643 ada 3 parsel sayılı parselde bulunan konutun ve içindeki eşyaların zarara uğradığını, 01100052697780000 sayılı poliçe kapsamında zararın davalıdan karşılanmasını talep etmiş, açıklama dilekçesiyle, dava konusu olan dairenin 643 ada 3 parsel kat 2 daire 1 e ilişkin olduğunu belirtmiştir.

Dosyanın incelenmesinde dosya kapsamında; 643 ada 3 parsel kat 2 daire 3, zemin kat daire 1 ve kat 1 daireye 2'ye ilişkin ekspertiz raporlarının bulunması üzerine Dairemizin dosya eksiklik talebi ile; ''....eldeki davanın konusunun 643 ada 3 parsel no:44 kat:2 daire:1 adresinde yer alan konuta ilişkin olduğu belirtilmiş olup; dosyanın incelenmesinde dosyada bulunan ekspertiz raporlarının dava konu olan daireye ilişkin olmadığı ve yine Şırnak ili Cizre İlçesi ....., Mahallesi 643 ada 3 ve 4 nolu parselde sigortalı davacıya ait iki binanın olduğu, her iki binanın da zemin + iki kattan oluştuğu, toplam 6 daireden 5 inin sigortalı olduğunun belirtildiği anlaşılmakla; dava konusu olan daireye ilişkin ekspertiz raporu öncelikli olmak üzere davacının sigortalı olan tüm dairelerine yönelik düzenlenen poliçe ve hasar dosyalarının (ödeme varsa ödeme belgesi, ekspertiz raporu vs.)'' gönderilmesi istenilmiş, gönderilen evrakın incelenmesinde dava konusu daireye ilişkin ekspertiz raporunun bulunmadığı görülmüştür.

Dosya kapsamında bulunan diğer dairelere ilişkin ekpertiz raporlarının incelenmesinde; 643 ada içerisinde 3 ve 4 numaralı parsel olduğu ve her iki parselde de sigortalıya ait zemin +2 kattan ibaret iki binanın mevcut olduğu, ilgili poliçe incelendiğinde riziko adresinin Nur Mahallesi kapı no:44 Cizre/ Şırnak olarak geçtiği, herhangi bir kat numarası daire numarası ve blok numarası detayının verilmediği, sigortalı meskenin içinde bulunduğu binada toplam 3 daire mevcut olup yan ikiz binaya yine sigortalıya ait bina mevcut olduğu, her iki binada herhangi bir numara detaylarının verilmediğinin tespit edildiği, sigortalıya ait parsel içindeki binada bulunan toplam 6 daireden 5'inin sigortalandığı, yan ikiz binadaki son katın sigortalanmadığının öğrenildiği, hasar tespitlerinin sigortalının ifadesi doğrultusunda belirlenen daire numaralarına göre yapıldığı belirtilmiştir.

Her ne kadar dosyada bulunan ekspertiz raporlarında sigortalıya ait parsel içindeki binada bulunan toplam 6 daireden 5'inin sigortalandığı, yan ikiz binadaki son katın sigortalanmadığının öğrenildiği belirtilmiş ise de dosyada tek poliçe bulunmakta ve davacı vekili dava dilekçesinde 01100052697780000 sayılı poliçe kapsamında zararın davalıdan karşılanmasını talep etmiş olup, poliçedeki riziko adresinin Nur Mahallesi kapı no:44 Cizre/Şırnak olarak yer aldığı, herhangi bir daire numarası detayının verilmediği ve poliçedeki sigorta bedelinin bina için 165.000,00 TL, eşya için 25.000,00 TL olduğu görülmektedir. Yine dosya kapsamında bulunan ekspertiz raporlarının incelenmesinde 643 ada 3 parsel kat 2 daire 3 için meskenin yeniden inşa edilmesi ve ortak kullanım alan hasarında sigortalı daire uhdesine bedel olarak 83.294,41 TL ve 23.750,00 TL eşya hasarı olmak üzere toplam 107.044,41 TL hasar hesabı yapıldığı, 643 ada 3 parsel zemin kat daire 1 için meskenin yeniden inşa edilmesi ve ortak kullanım alan hasarında sigortalı daire uhdesine bedel olarak 82.258,33 TL ve 5.514,75 TL eşya hasarı olmak üzere toplam 83.660,17 TL hasar hesabı yapıldığı, 643 ada 3 parsel kat 1 daire 2 için meskenin yeniden inşa edilmesi ve ortak kullanım alan hasarında sigortalı daire uhdesine bedel olarak 83.294,42 TL ve 15.675,00 TL eşya hasarı olmak üzere toplam 98.969,42 TL hasar hesabı yapıldığı, 643 ada 4 parsel zemin kat daire 4 için meskenin yeniden inşa edilmesi ve ortak kullanım alan hasarında sigortalı daire uhdesine bedel olarak 4.643,92 TL ve 76,00 TL eşya hasarı olmak üzere toplam 4.719,92 TL hasar hesabı yapıldığı görülmektedir.

Dosya kapsamında 06.03.2018 tarihli avukat bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve 19.10.2018 tarihli sigortacı bilirkişi tarafından hazırlanan rapor bulunmakta olup, hasar hesabına yönelik rapor sigortacı bilirkişi tarafından düzenlenmiştir. Rapor içeriğinde dava konusu 643 ada 3 parsel kat 2 daire 1 ilişkin ekspertiz raporunda bina hasar toplamının muafiyet indirimi sonrası 78.145,42 TL, eşya hasar toplamının 5.514,75 TL olduğunun belirtildiği, 643 ada 3 parsel 44 nolu yapının tamamının dava tarihi itibari ile taşınmaz hasar tazminatının 156.750,00 TL, eşya hasar tazminatının 23.750,00 TL olduğu belirtilmiş ise de söz konusu rapor hüküm kurmaya elverişli nitelikte bir rapor olmayıp, yine yukarıda da belirtildiği üzere her ne kadar bilirkişi raporunda ekspertiz raporunun bulunduğu belirtilmiş ise de dava konusu olduğu belirtilen kat 2 daire 1'e ilişkin ekspertiz raporu dosyada bulunmamaktadır.

Tüm bu açıklamalar ışığında mahkemece yapılması gereken; öncelikle her bir daire için ayrı ayrı mı yoksa tek poliçe mi düzenlendiğinin araştırılması, davacı tarafından diğer daireler için de dava açılıp açılmadığı, açıldığı ise akıbetlerinin araştırılması, varsa dava konusu olduğu belirtilen daireye ilişkin ekspertiz raporunun da temininden sonra inşaat mühendisi, sigorta eksperi ve zarar gören eşyaların hasarı konusunda uzman bilirkişi tayin edilerek oluşturulacak heyetten ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınması, yine poliçe araştırılmasının ardından her bir daire için ayrı ayrı poliçe yapıldı ise her dairenin kendi poliçesi kapsamında, tek bir poliçe varsa o poliçe kapsamında teminat bedelleri de dikkate alınarak teminat bedelinin aşılamayacağının da gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması kararın bozulmasını gerektirmiştir.

VII. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.