WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2024/866 E.  ,  2024/2404 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/18 E., 2021/185 K.
SUÇ : Hakaret
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Hakaret suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık hakkında 1 yıl süre ile aynı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 50 adet ağaç dikimi ve 1 yıl süre ile bakım ve sulama işlemelerinin sağlanması suretiyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Bilecik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2020 tarihli ve 2019/303 Esas, 2020/51 Karar sayılı kararının 09.07.2020 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetimli serbestlik tedbirini ihlâl ettiğinin Bilecik Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bilecik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2021 tarihli ve 2021/18 Esas, 2021/185 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 gün ve 2023/131461 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, Bilecik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/02/2020 tarihli kararı ile sanığa yüklenen suç nedeniyle hükmün açıklanmasının ertelenmesi kararı ile birlikte 50 adet ağaç ekimi ve 1 yıl süre ile bakım ve sulama işlemleri denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, sanığın söz konusu tedbiri yerine getirmemesi üzerine yapılan ihbar sonucunda hükmün açıklanarak hakaret suçundan 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de,
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 14/05/2014 tarihli ve 2014/13694 esas, 2014/19105 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, fidan diktirme mükellefiyetinin para sarfı ile yerine getirilebilecek maddi bir edim ihtiva ettiği, hâkimin ceza ve mükellefiyet tayininde takdir yetkisini haiz ise de, bu takdirini kanundaki ilkeler çerçevesinde kullanmak durumunda olduğu, işlenen suçla ilgisi olmayan, hükümlünün ıslahı amacına hizmet etmeyen "ağaç diktirme" mükellefiyetine hükmedilemeyeceği ve sanık hakkında yükümlülük belirlenirken kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa muhalif olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmedilmesi gerektiği gerektiği cihetle, Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini kısıtlayacak ve sanığa mali külfet getirecek şekilde, 50 adet ağaç fidanı dikimi ve 1 yıl süre ile bakım ve sulama yükümlülüğü belirlenmesinin mümkün bulunmaması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11 maddesindeki şartların oluşmaması sebebiyle hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231 inci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan beşinci fıkrası, sekizinci fıkrası ve on birinci fıkrası;
“...
(5) (Ek: 6.12.2006-5560/23 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
...
(8) (Ek: 6.12.2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18.6.2014-6545/72 md.) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zaman aşımı durur.
...
(11) (Ek: 6.12.2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.
...”
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Sanığın hakaret suçundan 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı ve beşinci fıkraları uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sekizinci fıkrasının (c) bendi uyarınca da Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından uygun görülecek tarih aralığında ve müdürlükçe uygun görülecek türde 50 adet ağaç ekimi ve 1 yıl süre ile bakımı ve sulaması yükümlülüğü yüklenmesine ilişkin kararın, 09.07.2020 tarihinde kesinleşmesinin ardından, hükümlünün yükümlülüğe uymadığının ihbar edilmesi üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.12.2010 tarihli ve 2010/2-239 Esas, 2010/257 Karar sayılı kararında; Adalet Bakanlığının “Fidan diktirme mükellefiyetinin para sarfı ile yerine getirilebilecek maddi bir edim ihtiva ettiği, hâkimin ceza ve mükellefiyet tayininde takdir yetkisini haiz ise de, bu takdirini kanundaki ilkeler çerçevesinde kullanmak durumunda olduğu, işlenen suçla ilgisi olmayan, hükümlünün ıslahı amacına hizmet etmeyen ‘fidan diktirme’ mükellefiyetine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesinin isabetsiz olduğu” şeklindeki kanun yararına bozma isteminde belirtilen hukuka aykırılığın, infaz sırasında hükmü veren mahkemeden yükümlülüğün değiştirilmesi ve gerektiğinde başka bir yükümlülüğe hükmolunmasının istenmesi yoluyla giderilmesi olanaklı olmayıp, ancak kanun yararına bozma konusu yapılarak giderilmesinin olanaklı olduğu belirtilmiştir.

4. Bu kapsamda incelenen dosyanın değerlendirilmesinde; sanığa yüklenen 50 adet ağaç dikme, 1 yıl süreyle bakım ve gözetimini yapma yükümlülüğü 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (c) bendinde yer alan takdir edilecek başka yükümlülük kapsamında kalmaktadır. Mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde açıkça sayılanların dışında takdir edilecek başka bir yükümlülüğün belirlenebilmesi için bu denetimli serbestlik tedbirinin, hukuken ve fiilen infaz olanağının bulunması, Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini kısıtlamaması ve hükümlüye malî (maddî) bir yük getirmemesi gerekir. Somut olayda getirilen yükümlülüğünün sanık hakkında malî külfet getireceği ve hukuka aykırı olduğu açıktır. Bu şekilde hukuka aykırı olarak belirlenen denetim yükümlülüğüne uyulmamasından bahisle hükmün açıklanmasına karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bilecik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2021/18 Esas, 2021/185 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, aleyhe sonuç doğurmamak üzere oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 27.02.2024 tarihinde karar verildi.