4. Ceza Dairesi 2024/865 E. , 2024/1586 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/518 Değişik iş
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kasten yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hakaret, kasten yaralama ve tehdit suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası 62 nci maddesi uyarınca 7.080,00 TL adli para cezası; 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkarsının (c) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası; 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, hakaret suçundan sanık ...'in anılan Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası 62 nci maddesi uyarınca 7.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 62. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/65 Esas, 2022/645 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin mercii Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2022 tarihli ve 2022/518 Değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 gün ve 2023/124938 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanıklar müdafii tarafından Ankara 62. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/10/2022 tarihli kararına karşı 7 günlük yasal süre geçtikten sonra 02/12/2022 havale tarihli dilekçe ile itiraz edildiğinden bahisle itirazın usulden reddine karar verilmiş ise de,
Ankara 62. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25/10/2022 tarihli kararın sanıklar ... ve ...'in yüzüne karşı verildiği, sanıklar müdafii tarafından Uyap sistemi üzerinden 31/10/2022 tarihinde dosyaya vekaletnamesini ibraz ederek anılan karara karşı süre tutum dilekçesinin sunulduğu, bu itibarla itirazın süresinde yapıldığı anlaşılmakla, itirazın esastan incelenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 12 nci fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yoluna başvurulabilecektir. Bu kararlara karşı itiraz süresi anılan Kanun'un 268 inci maddesi uyarınca 7 gündür.
Olağan kanun yollarından olan itiraz, 5271 sayılı Kanun'un 267 ila 271. maddeleri, arasında düzenlenmiş olup "İtiraz olunabilecek kararlar" başlıklı 267 nci maddesinde; "Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir" şeklindeki düzenlemeye göre, kural olarak sadece hakim kararlarına karşı gidilebilecek olan itiraz yoluna, kanunlarda açıkça gösterilmiş olunması kaydıyla mahkeme kararlarına karşı da başvurulması mümkündür.
5271 sayılı Kanun'un “sürelerin hesaplanması” başlıklı 39. maddesi ise “(1) Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar. (2) Süre, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün, son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. (3) Süre, ay olarak belirlenmiş ise tebligatın yapıldığı günün, son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Son bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa; süre, ayın son günü mesai saati bitiminde sona erer. (4) Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter” biçiminde düzenlenmiş olup, gün ile belirlenen sürelerin, tebliğin yapıldığı tarihin ertesi gününden itibaren işlemeye başlayacağı ve son günün tatile isabet etmesi durumunda sürenin tatilin ertesi günü sona ereceği hüküm altına alınmıştır.
5271 sayılı Kanun' un 264 üncü maddesin;
"(1) Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.
(2) Bu hâlde başvurunun yapıldığı merci, başvuruyu derhâl görevli ve yetkili olan mercie gönderir." şeklindedir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Sanıklar müdafinin 25.10.2022 karara karşı tefhimden itibaren 7 günlük süre dolmadan 31.10.2022 tarihinde süre tutum dilekçesi verdiği, dilekçe Bölge Adliye Mahkemesine hitaben istinaf talebi olarak verilmiş ise de 5271 sayılı Kanun'un 264 üncü maddesi uyarınca mercide yanılmanın hakkı ortadan kaldırmayacağı anlaşıldığından yapılan itirazın süresinde olduğu gözetilip, itirazla ilgili bir karar verilmesi gerekirken, süresinde olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Ankara 10. Ağır Ceza mahkemesinin 18.12.2022 tarihli ve 2022/518 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!