4. Ceza Dairesi 2024/861 E. , 2024/1583 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/405 Değişik iş
SUÇ : Hakaret
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın kabulü
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 1.300,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Çorum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2023 tarihli ve 2023/215 Esas, 2023/334 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabülüne dair merci Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.07.2023 tarihli ve 2023/405 Değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 gün ve 2023/125428 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre; şikâyetçinin katılan sıfatı kazanmadan vefat ettiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 243/1 inci maddesinde yer alan, "Katılan, vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır. Mirasçılar, katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilirler." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; dosyada mevcut nüfus kayıt örneğinden şikâyetçi ...'in katılan sıfatını almadan 25.03.2023 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, anılan düzenleme uyarınca şikâyetçinin mirasçılarının davaya katılma hakları bulunmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 175 inci maddesinde,
"(1) İddianamenin kabulüyle, kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar.
(2) Mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır."
2. 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde,
"(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (Ek cümle:8/7/2021-7331/23 md.) 175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz."
3. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrasında,
"(1) Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler."
4. 5271 sayılı Kanun'un 243 üncü maddesinde,
" (1) Katılan, vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır. Mirasçılar, katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilirler."
Hükümlerine yer verilmiştir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 175 inci maddesine göre iddianamenin kabulü ile kovuşturma aşamasına geçilmiş olur, aynı Kanun'un 251 inci maddesine göre basit yargılama usulü iddianame kabul kararından sonra yani kovuşturma aşamasında uygulanır, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılınabilir hükümleri karşısında şikâyetçinin kovuşturma aşamasına geçildikten sonra vekili aracılığıyla sanığın cezalandırılması talebinin katılma talebi niteliğinde olması ve 5271 sayılı Kanun'un 243 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mirasçıların katılan adına davayı takip hakkı bulunduğu anlaşıldığından şikayetçi mirasçılarının itirazı üzerine verilen itirazın kabulüne dair karar yerinde görülmüş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!