4. Ceza Dairesi 2024/780 E. , 2024/1120 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1004 E., 2019/1290 K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve gerekçeli karar sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden, öğrenme üzerine gerçekleştirilen temyiz istemi süresinde kabul edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 13. Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; gerekçeli karar tebliği usulsüz olduğundan temyizin süresinde kabul edilmesine, sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna, kendisinin destek içeren beyanı bulunmadığına, paylaşımın kendisi tarafından üretilmediğine ve kime hitaben yazıldığının anlaşılmadığına, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, ... adlı sosyal paylaşım sitesinde Cumhurbaşkanının yer aldığı fotoğrafın üzerinde “Unuttun sen ey kalleş, tevhid ehli dedeni.” yazan gönderinin altına “Selam Allah Rasül’ü Musa’ya olsun ve Musa izleyicilere bir lider ve önder olarak tanıtılıyor. Yüce Allah kendine ait olan takdir.” şeklinde görüş bildirerek paylaşmak suretiyle Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda sanığın yorum yaparak paylaştığı, ... adlı sosyal paylaşım sitesindeki paylaşımda geçen “Kalleş” sözünün, Türk Dil Kurumu'nun Güncel Sözlüğünde “birine gizlice kötülük eden, sözünde durmayıp bir işin yüzüstü kalmasına yol açan” olarak tarif edilmiş olması karşısında; muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, eleştiri niteliğinde bulunması nedeniyle, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığının gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin de Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 05.02.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için söz veya davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir.
Bir fiilin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir.
İncelenen somut olayda sanık tarafından kendisine ait olup kendisi tarafından kullanıldığı tespit edilen faceebook sosyal paylaşım sitesindeki hesaptan Cumhurbaşkanının yer aldığı fotoğrafın üzerinde "Unuttun sen ey kalleş, tevhid ehli dedeni." yazan gönderiyi paylaştığı,
Kalleş kelimesinin Türk Dil Kurumunun web sitesinde “birine gizlice kötülük eden, sözünde durmayıp bir işin yüzüstü kalmasına yol açan" olarak tanımlandığı, yine bu sözün toplumun büyük bir kesimi tarafından kabul gören örf ve adet kuralları gereği de olumsuz tutum, davranış ve karaktere sahip kişiler için kullanılageldiği bu nedenle onur, şeref ve saygınlığı rencide edici, kişiyi küçük düşürücü bir anlam ifade ettiği bilinmektedir.
Bir söz veya kanaatin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilmesi için maksadın muhatabın onur, şeref, saygınlık ve itibarına zarar vermek değil muhatabı toplum yararına yönelik tavır ve davranışlara sevk etme olmalıdır.
Elbette siyasetçilere yönelik söz ve kanaatler nedeniyle izin verilen eleştiri sınırlarının özel kişilere nazaran daha geniş olduğu, bu kişilerin kanunlar nezdinde korunmalarının daha sınırlı olduğu, genel olarak kabul görmüş bir ilke ise de, güvenilir hiçbir veriye dayanmayan, herhangi bir altyapısı da bulunmayan, bu nedenle değer yargısı niteliğinde de görülmesi mümkün olmayan söz ve davranışların ifade özgürlüğü güvencesinden yararlanamayacağı değerlendirildiğinden, bu nitelikteki söz ve davranışlara siyasetçi dahi olsa katlanma yükümlülüğünden bahsedilemeyecektir.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda sanığın sosyal medya aracılığıyla paylaştığı sözlerin eleştiri sınırlarını aşıp muhatabın onur, şeref ve saygınlığını redcide edici boyuta ulaştığı ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturduğu düşünülmüş, sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne iştirak edilmemiştir.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!