4. Ceza Dairesi 2024/7272 E. , 2024/11990 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Hakaret suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına dair Şefaatli Sulh Ceza Mahkemesinin 23.12.2010 tarihli ve 2010/156 Esas, 2010/213 sayılı kararının 24.02.2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 19.08.2015 tarihinde kasıtlı suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun’un 125/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Şefaatli Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2023 tarihli ve 2023/166 Esas, 2023/217 sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2024 gün ve 2024/71728 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"1-Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu sanığın müsnet suçu 23/12/2010 tarihinde işlediği, 02/12/2010 tarihinde Mahkemesince savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 24/02/2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın 19/08/2015 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24/02/2011 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suçun işlendiği 19/08/2015 tarihleri arasını kapsayan 4 yıl 5 ay 26 günlük sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen veya durduran başkaca da bir sebep bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın sorgusunun yapıldığı 21/12/2010 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 16/11/2023 tarihine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Kabule göre de; sanığın, katılana hitaben "bu işleri yapamayacaksanız bırakın, ne biçim doktorsunuz, benim çocuğum hasta, neden ilgilenmiyorsunuz, sen doktor değil misin serum bağlamayı bilmiyor musun" şeklindeki sözler sebebiyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, anılan sözlerin kullanış şekli ve cümle kurgusu dikkate alındığında kaba söz ve eleştiri kapsamında kaldığı ve katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı cihetle, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. (1) Numaralı Kanuna Yararına Bozma İstemi Yönünden
" 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesinde:
“1- Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl,
e)Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer.” hükümleri yer almıştır.
Aynı Kanun'un 67. maddesinde ise: “(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur.
(2) Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, dava zamanaşımı kesilir.
(3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” hükümleri yer almaktadır.
Ayrıca, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-c maddesinde bendinde ise: “Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.” hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosyada; sanığın 08.08.2010 tarihinde işlediği hakaret suçu nedeniyle kovuşturmanın yapılarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 18.02.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 19.08.2015 tarihinde suç işlemesinden dolayı ihbar üzerine hükmün 16.11.2023 tarihinde açıklandığı anlaşılmıştır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile ihbara konu ikinci suçun işlendiği tarih arasında zamanaşımının durduğu, 5237 sayılı Kanun'un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 02.12.2010 tarihinde kesildiği, durma süresi de eklendikten sonra, olağan dava zamanaşımının hükmün açıklandığı tarihte gerçekleştiği gözetilmeden, davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. (2) Numaralı Kanuna Yararına Bozma İstemi Yönünden
Her ne kadar sanık hakkında söylediği sözlerin kullanış şekli ve cümle kurgusu dikkate alındığında kaba söz ve eleştiri kapsamında kaldığı ve katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi kanun yararına bozma konusu yapılması istenilmiş ise de, bir nolu isteme ilişkin bozmanın niteliğine göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin kısmen KABULÜNE,
2. (1) nolu isteme ilişkin bozmanın niteliğine göre (2) nolu isteme yönelik; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
3. (1) nolu istem yönünden sanık hakkında Şefaatli Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2023 tarihli ve 2023/166 Esas 2023/217 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
4.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca hükümlünün cezasının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğinden CEZANIN KALDIRILMASINA,
"Sanık hakkında hakaret açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca DÜŞMESİNE, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesi nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına."
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.10.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!