WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2024/4395 E.  ,  2024/8048 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/1206 E., 2024/122 K.
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda adı belirtilen İlk Derece Mahkemesinin, 13.04.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi ve üçüncü fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca, 10 yıl 15 ay hapis ve 450.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08.06.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiş olup, bu karar Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 28.11.2023 tarihli kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesinin kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi ve üçüncü fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 400.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığı ve hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü, görevli polis memurları tarafından Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi arka kısmında bulunan otobüs durakları mevkiinde koyu siyah cam filmli minibüsün durumundan şüphelenilerek durdurulduğu, söz konusu aracı sanık ...'ın kullandığı, araç içerisinde yapılan kontrolde içeride sıkışık vaziyette giyimleri pejmürde, üzeri çamurlu vaziyette 24 göçmenin tespit edildiği, bagajda ise 5 göçmenin istiflendiğinin görüldüğü, sanık ... savunmasında, temyiz dışı sanık ...'nin kendisini telefonla arayarak teyzesinin hasta olduğundan bahisle köye götürmesini istediğini, birlikte köye gittiklerini, mısır tarlasına geldiklerinde temyiz dışı sanık ...'nin aracı durdurmasını istediğini ve burada araca birçok şahsın bindiğini, bu şahısları Eyyübiye Hastanesine götürmesini istediğini beyan ettiği, sanıklar arasında yapılan HTS kayıtlarına göre minibüsün kolluk tarafından durdurulmasının hemen öncesinde aralarında birçok telefon görüşmesi yaptıklarının görüldüğü, sanık ...'ın temyiz dışı sanık ...'ı isminden farklı olacak şekilde Nargoz Bey olarak kaydettiği ve bu şekilde ...'ın ismini gizlemeye çalıştığı, göçmenlerin kollukta alınan beyanlarında Suriye'de bulunan göçmen kaçakçısı şahıs ile Almanya'ya gitmek için anlaştıkları, önce Türkiye'ye giriş yapmak için kaçakçının talep etmiş olduğu 1.500 doları ödedikleri, Suriye'deki kaçakçının yönlendirmesi ile Türkiye sınırında duvarlardan atladıklarını, patika bir yolda beyaz renkli bir pikaba bindikleri ve mısır tarlasına gittiklerini, burada hava kararana kadar beklediklerini, aynı aracın farklı göçmenleri yanlarına getirerek otuz kişilik bir grup olarak bir araya geldiklerini ve yakalanmış oldukları sanık ...'ın kullandığı araca bindiklerini beyan ettikleri, eylemlerinin sanık ve temyiz dışı sanığın savunmaları, göçmenlerin beyanları, tutanaklar, HTS kayıtları ve tüm dosya kapsamı karşısında sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümlere ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen hususlar karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu hususunda Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;

Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince hükmedilen 7 yıl 6 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 79 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 1/3 oranında artırım yapılırken yapılan hesap hatası sonucu olarak hapis cezasının 9 yıl 12 ay yerine 10 yıl olarak belirlenmesi,
Dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükümdeki "10 yıl hapis cezası" ibaresi çıkarılıp yerine "9 yıl 12 ay hapis cezası" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.