4. Ceza Dairesi 2024/3723 E. , 2024/8541 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi, Diyarbakır 5. Sulh Ceza
Mahkemesi
SAYISI : 2011/285 E., 2012/9 K., 2011/710 E., 2012/435 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
KARAR : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanığın hakaret ve tehdit suçlarından mahkumiyetine ilişkin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkeme kararlarının, ... Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/34578 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;
1- Diyarbakır 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 11/01/2012 tarihli ve 2011/285 esas, 2012/9 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
A-Sanığın müştekilere yönelik hakaret suçunu hangi sözlerle işlediği gerekçeli kararda gösterilmeden, yetersiz gerekçe ile mahkûmiyetine karar verilmesinde,
Kabule göre;
B- Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a ve 43. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 3 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 1 yıl 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin olunmasında,
2-Diyarbakır 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/05/2012 tarihli ve 2011/710 esas, 2012/435 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanığın 10/01/2011 tarihli eylemi nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06/12/2011 tarihli ve 2011/2448 soruşturma, 2011/9589 esas, 2011/2951 sayılı iddianame ile açılan kamu davası üzerine Diyarbakır 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/05/2012 tarihli kararı ile anılan suçtan sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, yargılamaya konu aynı eylem hakkında daha önceden Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 03/05/2011 tarihli ve 2011/1935 soruşturma, 2011/4424 esas, 2011/1447 sayılı iddianamesi ile açılan dava üzerine yapılan yargılama neticesinde Diyarbakır 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 11/01/2012 tarihli ve 2011/285 esas, 2012/9 sayılı kararı ile tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen ... Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak, Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyaları değerlendirildiğinde; Anayasanın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası 5271 sayılı Kanun'un 232 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanığın yokluğunda verilen hükümlerde başka suçtan cezaevinde bulunan sanığa, yokluğunda verilen karara karşı temyiz dilekçesini cezaevi idaresine başvuru aracılığıyla da gönderilebileceğinin belirtilmemesi ve ceza infaz kurumunda bulunan sanığa yapılan tebligatlar sırasında 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği halde, bu hususlara uyulmadan yapılan tebligatların usulsüz olduğu anlaşıldığından temyiz iradesinin belirlenmesi bakımından gerekçeli kararların usulüne uygun tebliğ olunması gerekmektedir.
Bu itibarla, kanun yararına bozma konusu yapılan hükümleri, sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olması nedeniyle henüz kesinleşmediği anlaşılmakla, bu aşamada kanun yararına bozma yoluyla incelenmesi olanaklı görülmemiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce hükümlerin henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!