WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2024/3718 E.  ,  2024/7909 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/117 E., 2023/865 K.
SUÇ : Hakaret
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1960 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin cezaya sanık müdafiinin itiraz etmesi üzerine genel hükümlere göre duruşma açıldığı sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 2180 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
... Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.02.2024 tarih ve 94660652-105-34-18822-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/22399 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/22399 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak verilen mahkûmiyet kararına sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümler uyarınca yargılama yapılmak üzere duruşma günü tayin edilmesine rağmen, Mahkemesince sanığın savunması alınmadan mahkûmiyetine karar verilmesi sureti ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanmasında isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Sanık hazır olmaksızın duruşma yapılamayacağı kuralını düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un "Sanığın duruşmada hazır bulunmaması" başlıklı 193 üncü maddesinin birinci fıkrası; "Kanun'un ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir." hükmünü amirdir. Bu kuralın istisnaları da aynı maddenin ikinci fıkrasında; "(Değişik: 28/3/2023-7445/20 md.) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir."
195 inci maddenin birinci fıkrasında; "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.",
252 nci maddesinin ikinci fıkrasında; "İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır..." şeklinde gösterilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un “Basit Yargılama Usûlü” başlıklı 251 inci maddesinin ilgili bölümleri;
“(1) Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (Ek cümle: 8.7.021-7331/23 md.) 175. maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz.
(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.
(3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu'nun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklinde düzenlemelere haizdir.
5271 sayılı Kanun'un “Basit Yargılama Usûlünde İtiraz” başlıklı 252 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ise;
“(1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.
(2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 252 inci maddesi gereği, basit yargılama usûlüne göre verilen karara yönelik itiraz üzerine hükmü veren Mahkemece duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesi hâlinde, sanık gelmese de duruşma yapılabilecektir, ancak maddenin uygulanabilmesi için iki koşulun bir arada bulunması gerekmektedir. Bunlardan ilki, basit yargılama usûlünden itiraz üzerine genel yargılamaya devam edilmesi, ikinci koşul ise, sanığa gönderilecek davetiyeye gelmese de duruşmanın yapılacağı ihtarının yazılmış olmasıdır.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda; sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının basit yargılama usûlüne göre yürütüldüğü, sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafii tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre duruşma açıldığı, taraflara duruşma gününü bildiren davetiye gönderildiği, gönderilen davetiyede gelmeseler bile duruşmanın yapılacağının yazıldığı, sanık müdafiinin duruşmaya katıldığı, ancak; sanığın duruşmaya gelmediği anlaşılmıştır. Sanığın duruşmaya gelmemesi üzerine 5271 sayılı Kanun'un 252 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği yokluğunda mahkûmiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2024 tarihinde karar verildi.