4. Ceza Dairesi 2024/3116 E. , 2024/5485 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/368 E., 2016/70 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İTİRAZA KONU KARAR : Onama
Dairemizin, 25.12.2023 tarihli ve 2023/13364 Esas, 2023/26312 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.03.2024 tarihli ve 2023/88005 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu; "Yargılamaya konu 03/01/2012 tarihli dilekçe incelendiğinde, Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/02/2011 gün ve 2007/890 Esas, 2011/272 Karar sayılı kararın dosyasına ilişkin yargılama sürecinin anlatıldığı, yapılan olumsuz değerlendirmelerin somut vakıalara dayandırıldığı, yani isnat/olumsuz değerlendirmelerin uyuşmazlıklarla ilişkili olduğu, dilekçenin başlığı her ne kadar hakim ve yazı işleri müdürüne yönelik şikayet şeklinde belirtilmiş ise de, bir bütün olarak değerlendirildiğinde ve dilekçenin veriliş tarihi dikkate alındığında, bu dilekçenin daha önce verilen temyiz dilekçelerinin eki mahiyetinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği, iddia veya savunma niteliğindeki evrak ile ilgili ve yargı organına verilen dilekçe ile gerçekleştirilmesi nedeniyle eylemin savunma dokunulmazlığının sınırları içinde kaldığı, suça konu dilekçenin bütünlüğü, yazılış amacı, söylenilen yer ve zaman unsurları birlikte gözetildiğinde kullanılan ifadeler nezaket dışı, kaba, rahatsız edici ve ağır eleştiri niteliğinde ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 128 inci maddesindeki iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmesi gereken bu ifadelerin mahkeme hâkiminin ..., şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadı içermemesi ve sövme fiilini de oluşturmaması nedeniyle hakaret suçunun kanuni unsurlarının gerçekleşmediği, bu nedenle mahkumiyet kararının bozulması gerekirken, Yüksek Dairece hükmün onanmasına karar verilmesinin Kanuna aykırı görülmesi" nedeniyle hükme ilişkin onama ilâmının kaldırılmasına ve hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamıyla sanığa atılı suçun sabit olduğuna ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının reddine karar verilmiştir.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin, 25.12.2023 tarihli ve 2023/13364 Esas, 2023/26312 Karar sayılı onama ilamı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan açılan kamu davası neticesinde Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ve bu karar Dairemizce oy çokluğuyla onanmıştır.
Avukat olan sanık ...’ın müvekkili ... adına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesine vermiş olduğu dilekçede hakaret olduğundan bahisle Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesince suç ihbarında bulunulmuş bunun üzerine yapılan soruşturma sonucunda, ... Bakanlığı'nın izniyle sanık hakkında kamu davası açılmıştır. Ancak gerek iddianamede gerekse mahkemece yapılan yargılamada mağdurun kimliği açıkça tespit edilmemiş. İddianamede de, gerekçeli karar başlığında ve karar içeriğinde mağdur belirlenmeden yargılama yapılmış ve sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Hakaret suçları gerçek kişiye karşı işlenen suçlardan olup mağdur belirlenmeden yargılama yapılması usul ve yasaya aykırıdır. Öncelikle kararın bu sebeple bozulması gerekir. Kaldı ki dilekçe içeriği bir bütün olarak incelendiğinde mahkeme hakiminin takdir hakkını yanlış kullandığı ve suçun unsurlarını yanlış değerlendirdiği bahsedildiğinden, suça konu sözlerin hakaret boyutuna ulaşmadığı TCK'nın 128 nci maddesi gereğince savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı, ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve suçun unsurlarının oluşmadığı düşüncesiyle Yargıtay Başsavcılığının itirazının kabulünün gerektiği anlaşıldığından sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!