4. Ceza Dairesi 2024/2880 E. , 2024/5739 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/369 E., 2021/531 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hakaret ve basit tehdit suçlarından sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi uyarınca 1.740,00 ve 500,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2018/71 Esas, 2018/399 Karar sayılı kararının 10.12.2018 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 03.10.2020 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, hükmün açıklanması ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddeleri uyarınca ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkars uyarınca 1.300,00 ve 360,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2021 tarihli ve 2021/369 Esas, 2021/531 Karar sayılı kararının, ... Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 gün ve 2024/22323 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
5237 sayılı Kanun'un "Tehdit" başlıklı 106/1 inci maddesinin "Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. ... Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur..." şeklinde olduğu,
1.Basit tehdit suçu bakımından yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanığın katılan ...'ı "Seni öldüreceğim", katılan ...'ı ise "Seni öldürürüm yaşatmam" diyerek tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçundan hüküm kurulmasında,
Kabule göre de;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 20/11/2017 tarihli ve 2017/4372 esas, 2017/13189 karar sayılı ilâmında yer alan "...sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra, deneme süresi içerisinde yeniden suç işlemesi nedeniyle, kesinleşen kararla mahkum olduğunun belirlenip ihbarda bulunulması üzerine, dosyanın yeniden ele alınarak yapılan 14/12/2016 tarihli sanığın da hazır olduğu duruşmada, mağdur ... ’nın şikayetten vazgeçmiş olması nedeniyle, sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, TCK’nın 73/4 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, şikayetten vazgeçme beyanı dikkate alınmadan kurulan mahkumiyet hükmü hukuka aykırıdır...BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2018 tarihli kararından sonra, ancak basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan 31/12/2021 tarihli kararından önce, müştekiler ... ve ...'ın vermiş oldukları 27/05/2021 havale tarihli dilekçeler ile sanık hakkındaki şikâyetlerinden vazgeçtiklerini belirttikleri, sanığın da 16/11/2021 tarihli dilekçesi ile şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmesi karşısında, soruşturması ve kovuşturması şikâyete tabi basit tehdit suçundan dolayı düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2.Hakaret suçu bakımından yapılan incelemede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 20/11/2017 tarihli ve 2017/4372 esas, 2017/13189 karar sayılı ilâmında yer alan "...sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra, deneme süresi içerisinde yeniden suç işlemesi nedeniyle, kesinleşen kararla mahkum olduğunun belirlenip ihbarda bulunulması üzerine, dosyanın yeniden ele alınarak yapılan 14/12/2016 tarihli sanığın da hazır olduğu duruşmada, mağdur ... ’nın şikayetten vazgeçmiş olması nedeniyle, sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, TCK’nın 73/4 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, şikayetten vazgeçme beyanı dikkate alınmadan kurulan mahkumiyet hükmü hukuka aykırıdır...BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2018 tarihli kararından sonra, ancak basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan 31/12/2021 tarihli kararından önce, müştekiler ... ve ...'ın vermiş oldukları 27/05/2021 havale tarihli dilekçeler ile sanık hakkındaki şikâyetlerinden vazgeçtiklerini belirttikleri, sanığın da 16/11/2021 tarihli dilekçesi ile şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmesi karşısında, soruşturması ve kovuşturması şikâyete tabi hakaret suçundan dolayı düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1 Numaralı İstem Yönünden
a.5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesi;
(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. ... Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
..." şeklinde düzenlenmiştir
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın katılan ... 'ı "Seni öldüreceğim", katılan ...'ı ise "Seni öldürürüm yaşatmam" diyerek tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı madde ve fıkranın ikinci cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçundan hüküm kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
b.Her ne kadar sanık hakkında kabule göre şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme hükmü verilmesi gerektiği hususunun kanun yararına bozma konusu yapılması istenilmiş ise de, 1 nolu isteme ilişkin bozmanın niteliğine göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2 Numaralı İstem Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 131 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır." hükmü,
Aynı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında ise, “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür." hükmü,
5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında da, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." hükmü yer almaktadır.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Mağdurların 27.05.2021 tarihli dilekçeleri ile şikayetten vazgeçtiği, sanığın da şikayetten vazgeçmeyi 16.11.2021 tarihli dilekçe ile kabul ettiği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkraları uyarınca, kovuşturma şartının ortadan kalkması ve bir düşme sebebi bulunduğundan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. (1-b) nolu isteme yönelik; (1-a) nolu bozma gerekçesine göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1-a) ve (2) nolu kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
a. Tehdit suçundan sanık hakkında Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2021 tarihli ve 2021/369 Esas, 2021/531 Karar sayılı kararının aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
b. Hakaret suçundan sanık hakkında Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2021 tarihli ve 2021/369 Esas, 2021/531 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Aynı Kanun'un dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının düşmesi nedeniyle bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!