WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2024/2535 E.  ,  2024/5602 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/573 E., 2017/29 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
KARAR : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyetine dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, ... Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB- 2024/9544 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307/5. maddesinin, "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklinde olduğu,
Dosya kapsamına göre, Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2010 tarihli kararının yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olması karşısında, bozma kararından önce tayin olunan cezanın sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği ve yeniden kurulan hükümde neticeten sanığın 4.500,00 Türk

lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, aleyhe bozma yasağına aykırı olarak önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır ceza tayininde isabet görülmemiştir.
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun), 5320 sayılı Kanun'un 8 nici maddesi uyarınca 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz.” şeklinde yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrasında da; “Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.” düzenlemesine yer verilmek suretiyle, aleyhe bozmama ilkesi korunmuştur.
Kanunun açık düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere; yaptırım ve sonuçları aleyhe değiştirme yasağının kapsamı ceza ve yaptırım miktarı ile sınırlıdır. Ceza miktarı yönünden kazanılmış hak; sanık veya onun lehine ilgililer tarafından temyiz davası açıldığında, lehe bozma üzerine yeniden kurulan hükümle belirlenen cezanın ve sonucun önceki hükümle belirlenen cezadan ve sonuçtan daha ağır olmamasıdır.
İncelenen somut olayda; sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2010 tarihli kararı ile 4.500,00 TL adli para cezasına hükmedildiği, sanık müdafiinin temyizi üzerine kararın Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 29.09.2014 tarihli ve 2013/4887 esas, 2014/9167 karar sayılı ilamı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususu açısından sanık lehine bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında 5 ay hapis cezasına hükmedildiği, hükmedilen hapis cezasının açıklanmasının geri bırakıldığı, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine yapılan yargılama sonunda hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun( YCGK) Dairemizce de benimsenen 09.02.2016 tarih, 2014/8-71 esas, 2016/42 karar nolu kararında belirtildiği üzere 4.500,00 TL olarak belirlenen ilk hükmün yalnız sanık müdafii tarafından temyiz edilip Özel Dairece lehe bozulmasından sonra, 5 ay hapis cezası şeklindeki açıklanması geri bırakılan ikinci hükmün 5237 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca açıklanması sırasında "cezayı aleyhe değiştirme" yasağı gözetilerek infazın ilk hükümdeki adli para cezası üzerinden yapılması gerektiği belirtilmeyip 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı son fıkrasına aykırı davranılması Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
2. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyetine ilişkin Gaziantep 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2017 tarihli ve 2016/573 Esas, 2017/29 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi dördüncü fıkrasının (d) bendi fıkrası uyarınca, Yargıtay tarafından düzeltilmesi gerektiğinden Mahkemenin 04.10.2010 tarihli kararında da belirtildiği şekilde sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince aleyhe değiştirme yasağı gözetilerek sonuç olarak cezanın 4.500,00 TL adli para cezasına indirilmesine, sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince birer ay ara ile 24 eşit taksitte ödenmesine, taksitlerden birinin süresinde ödenmediği takdirde, geri kalan miktarın tamamının tahsiline, ibaresinin eklenmesi ve kararın diğer yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.