WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2024/2515 E.  ,  2024/5632 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/579 değişik iş
SUÇ : Hakaret
KARAR : İtirazın kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125/1, 125/4, 62/1 ve 52/2 nci maddeleri gereğince 1.740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli ve 2021/56 Esas, 2022/243 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına dair mercii Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.08.2022 tarihli ve 2022/579 değişik iş sayılı kararının ... Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.02.2024 gün ve 2024/9116 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya aslının inceleme dışı sanık ... yönünden bir kısım suçlar bakımından verilen beraat kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiğinden onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede,
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/08/2022 tarihli kararı ile sanığın adli sicil kaydında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının mevcut olduğu ve inceleme konusu suçun denetim süresi içerisinde işlendiğinden bahisle 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca sanık hakkında tekrar hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 20/12/2022 tarihli ve 2022/15691 esas, 2022/25780 karar sayılı ilamında, ''İnceleme konusu somut olayda; yargılamaya konu olayda suç tarihinin 22/07/2013 olduğu, suç tarihine göre yapılan değerlendirmede 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile yapılan değişikliğin yürürlük tarihinin 28/06/2014 olduğu, suç tarihinden sonra meydana gelen bu değişikliğin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi uyarınca sanık aleyhine sonuç doğuramayacağı, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel bir durumun bulunmadığı ...'' şeklinde belirtildiği üzere, inceleme konusu dosyanın suç tarihinin 29/07/2013 olup, 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlük tarihinden önce olduğu, bu nedenle sanığın adli sicil kaydında görünen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel mahiyette olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,
- Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
- Suçun CMK’nın 231 inci maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
- Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmaması,
Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/02/2010 tarih ve 4/253-28 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, sanığın kabulü, zararın giderilmesi) varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve resen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanmalıdır.
5271 sayılı Kanun'un hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlığını taşıyan 231 inci maddesinin 8 inci fıkrasında; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18/06/2014-6545 S.K./72. md) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. ...” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemeye göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık, 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve bu süre içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde yapılacak yargılamada mahkumiyetine karar verildiği takdirde bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecektir.
Açıklamalar doğrultusunda;
Yargılamaya konu olayda suç tarihinin 29.07.2013 olduğu, suç tarihine göre yapılan değerlendirmede 6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi ile yapılan değişikliğin yürürlük tarihinin 28.06.2014 olduğu, suç tarihinden sonra meydana gelen bu değişikliğin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2 nci maddesi uyarınca sanık aleyhine sonuç doğuramayacağı, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel bir durumun bulunmadığı gözetilmeden itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.08.2022 tarihli ve 2022/579 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendine göre, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.