WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2024/1796 E.  ,  2024/6845 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/138 E., 2015/563 K.
SUÇLAR : Fuhuş, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma, düşme

Gerekçeli karar, sanık ...'nin bildirdiği son adres olan Merkezi Nüfus İdare Sistemi adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edilerek kesinleştirme işlemleri yapılmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve bu eksikliğin giderilmesi gerektiği yönündeki 17.03.2020 tarihli yazısı uyarınca Mahkeme tarafından dosyada vekaletnamesi ya da baro görevlendirmesi bulunmayan ve duruşmalara da katılmayan avukata gerekçeli kararın tebliğ edildiği, ilgili avukat tarafından da temyiz talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının taleplerine rağmen Mahkemesince tebligata ilişkin eksiklik giderilmemiş ise de, sanığın savunmasında avukat istemediğini beyan ettiği, Ulusal Yargı Ağı Projesi üzerinden yapılan incelemede sanığın hakkında verilen cezaların infazı için 20.02.2016 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı, 14.01.2018 tarihinde de tahliye olduğunun anlaşıldığı, sanığın hakkındaki karardan haberdar olduğu, bu durumun Yerel Mahkemenin 05.08.2016 tarihli mahsuba ilişkin ek kararından da anlaşıldığı, sanığın öğrenme ile başlayan yasal süresinde temyiz talebinde bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar ..., ... ile ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık ...'nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca mağdur sayısınca (beş kez) 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar ..., ... ile ...'ün, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'ün temyiz istemi, olay yerinde olmadığına, suç işleme kastı ile hareket etmediğine, hakkında beraat kararı verilmesi aksi halde cezasının ertelenmesi ya da adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine yöneliktir.
2.Sanık ...'ün temyiz istemi, kararı temyiz etmek istediğine yöneliktir.
3.Sanıklar ... ile ... müdafinin temyiz istemi, kararın bozulması ve sanıklar hakkında seçenek yaptırımların uygulanması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkındaki Hükümlerin Temyizi Yönünden
Sanık müdafiinin, dosyada vekaletname ya da baro görevlendirmesi bulunmadığı gibi duruşmalara da katılmadığı anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, sanığın da öğrenmeden itibaren yasal süresinde temyiz talebinde bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Sanıklar ..., ... ile ... Hakkındaki Hükümlerin Temyizi Yönünden
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 27.11.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkındaki Hükümlerin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ... müdafinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ..., ... ile ... Hakkındaki Hükümlerin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıklar ..., ... ve sanıklar ... ile ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2024 tarihinde karar verildi.