4. Ceza Dairesi 2024/1784 E. , 2024/5192 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1108 E. ,2023/288 K.
SUÇLAR : Göçmen kaçakçılığı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında göçmen kaçakçılığı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen hükümlerin Dairemizin 17.10.2022 tarihli ilamı ile bozulması üzerine yapılan yargılamada; göçmen kaçakçılığı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 35 inci, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 6.240 TL adli para cezası ile, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü maddesi, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 1yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri gereğine 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının kanuni sonucu olarak aynı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; sanığın yokluğunda yargılama yapılarak 5237 sayılı Kanun'un 195 inci maddesine aykırı davranıldığı, dosya kapsamında sanığın atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığından, beraatine karar verilmesi gerektiği, hükmolunan cezaların yüksek olup, lehe hükümlerin uygulanmamasının yerinde olmadığı bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, İran uyruklu mağduru Yunanistan'a yasa dışı yollardan kaçırma amacıyla inşaat halindeki binada barındırdığı, olay günü sanığın mağdurun kaldığı dairenin kapısını kilitlemesi nedeni ile mağdurun camdan kaçarken yaralandığı ve ihbar üzerine polis memurlarının bulduğu, mağdurun yer göstermesi sonucunda yakalanan sanığın polis memurlarına hakaret ettiği ve karakola gitmemek için direndiği, çıkan arbede neticesinde görevli memurlarla birlikte merdivenden yuvarlanarak düştüklerinden bahisle sanığın atılı suçlardan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanık ile aralarında herhangi bir husumet olmayan ve birbirleriyle uyumlu beyanlarda bulunan katılan polis memurlarının ifadeleri, mağdur beyanı, katılanlara ilişkin adli muayene raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Göçmen Kaçakçılığı, Görevi Yaptırmamak İçin Direme ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Mağdurun yer göstermesi neticesinde sanığın evine gelen kolluk görevlilerinin mağdur anlatımı ile uyumlu olarak evin penceresinden aşağıya sarkan çarşafları görmeleri, mağdurun telefonunun sanığın montundan düştüğüne dair tespit, katılan T.K.'nin adli muayene raporunda katılan anlatımını destekler ısırık izi bulunması, katılanların aşamalardaki uyumlu beyanları, mağdur ifadesi, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı karşısında suçları sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkumiyeti yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, mahkemenin lehe hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve göçmen kaçakçılığı eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanık müdafiinin bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1.5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, mükerrir olmayan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve orantılılık ilkesine aykırı olarak hapis cezasının tercih edilmesi,
2.5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında; olayın meydana geldiği yerin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi ve sonucuna göre aleniyet öğesinin oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle sanık hakkında hükmolunan cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Göçmen Kaçakçılığı, Görevi Yaptırmamak İçin Direme ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!