WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2024/1657 E.  ,  2024/4485 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2008/411 E., 2009/623 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu tespit edilmekle yapılan ön inceleme neticesinde, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yukarıki fıkrada yazılı olanların haricindeki askeri şahıslara birlik veya müessesede tebligat yapılması icabeden ahvalde, tebliğin yapılmasını nöbetçi amiri veya subayı temin eder. Bunlar tarafından muhatabın derhal bulundurulması veya tebliğin temini mümkün olmazsa tebliğ kendilerine yapılır” biçimindeki düzenlemeye aykırı olarak, jandarma astsubay olan sanığın yokluğunda verilen kararın, nöbetçi amir veya subay sıfatı bulunmayan, sanığın birliğinden temin edilen nöbet çizelgelerine göre de tebliğ işlemi tarihinde nöbetçi olarak görevlendirilmeyen jandarma uzman çavuş S.S.'ye usule aykırı şekilde tebliğ edildiği anlaşıldığından, öğrenme üzerine gerçekleştirilen temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereğince yasal süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı belirlenerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 265 inci maddesinin ilk fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuş, karar, jandarma astsubay olan sanığın birlik adresinde 7201 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasına aykırı şekilde nöbetçi amir veya subay sıfatı bulunmayan, ayrıca nöbetçi olarak görevlendirilmeyen jandarma uzman çavuş S.S.'ye 20.01.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, hükümlerin temyiz edilmediği gerekçesiyle kesinleştirme işlemi yapılmış, sanık 30.10.2022 tarihinde öğrendiği kararı 06.01.2023 tarihinde verdiği dilekçeyle temyiz etmiş, dosya temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın 06.01.2023 tarihli temyiz dilekçesi ve sonrasında vekaletname verdiği müdafiinin sunduğu ek dilekçelerdeki temyiz istekleri, kararın 7201 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesine aykırı olarak tebliğ edildiğine, usule aykırı olarak tebliğ işlemi yapılan personelin sanığa kararı teslim etmediğine, bu mahkumiyetleri nedeniyle birliğince görevden ilişiğinin kesilmesi üzerine sanığın kararı UYAP ortamından öğrendiğine, bu nedenle temyiz incelemesi yapılarak kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Kararın ilk paragrafında açıklanan nedenle işin esasına geçilerek yapılan incelemede;
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 265 inci maddesinin ilk fıkrası uyarınca belirlenecek cezalarının türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanık hakkında mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu 03.12.2009 tarihi itibarıyla, dava zamanaşımını kesen ya da durduran bir neden olmadığı da gözetildiğinde, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.