4. Ceza Dairesi 2024/1640 E. , 2024/4537 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/354 E., 2023/694 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama, 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ve 62 nci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. Sanık hakkında mağdurlara yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 inci ve 62 nci maddeleri uyarınca üç kez ayrı ayrı 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3. Sanık hakkında 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçundan, 6136 sayılı Yasa'nın 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 20 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karar 25.04.2013 tarihinde kesinleşmiş,
Sanığın 18.12.2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olup kesinleşmesi nedeniyle, açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak,
4.Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 7 ay 15 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
5. Kasten yaralama suçundan, 2 ay 15 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca üç kez ayrı ayrı 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
6. 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçundan, 5 ay hapis ve 20 gün adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci, 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
7. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 23.02.2023 tarihli ilamı ile Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması, gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
8. Bozma üzerine, incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile bozma ilamına uyularak sanık hakkında ilk hükmün aynısı açıklanmış hak yoksunluklarına karar verilmiş, ayrıca 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçundan kurulan hükümdeki 20 gün adli para cezası 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca 400,00 TL olarak belirlenerek, 54 üncü maddesi gereği müsadere kararı verilmiştir.
9.Tebliğname, suçun oluştuğu 14.06.2012 tarihine göre zamanaşımını en son kesen işlem olan sanık hakkındaki hükmün açıklandığı 17.11.2015 tarihinden itibaren sanık yararına olan 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle sanık hakkındaki kamu davalarının düşürülmesi gerektiği görüşünü belirtmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın esas ve usule aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine, dava zamanaşımı dikkate alınmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurlar ile akraba olan şüphelinin arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, suç tarihinde ise aralarında daha önce yaşanan bir kavga nedeniyle görülmekte olan davaya katılmak üzere adliyeye geldikleri, taraflar arasında münakaşa çıktığı ve şüphelinin mağdurların üzerine yürümek istediği, ancak o sırada adliye koridorunda bulunanların araya girip engel oldukları, şüphelinin bu kez sağ arka cebinden 6136 sayılı Yasa kapsamında yasak niteliğe haiz olduğu belirlenen çakı bıçağını çıkarttığı ve yine mağdurların üzerine yürümek istediği, bunun üzerine polis memurunun müdahalede bulunup bıçağı elinden almaya çalıştığı, ancak şüphelinin bıçağı vermemek için direndiği ve söz konusu bıçak ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, adliye binasına gelen takviye ekiplerinin müdahalesiyle şüphelinin elinden bıçağın alındığı, yapılan üst aramasında ise başkaca bir bıçağın daha ele geçirildiği iddiasıyla açılan davada sanığın atılı suçları işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
Sanık hakkında 17.11.2015 tarihli mahkumiyet kararından sonra 14.11.2023 tarihinde yeniden mahkumiyet kararı verildiği zamanaşımının kesildiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Nedenleri Yönünden
Katılan ve mağdurların beyanları, tanıkların anlatımları, doktor raporu, ekspertiz raporu ve olay tutanağından anlaşılacağı üzere sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesine yönelik Mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
1. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Kasten Yaralama Suçları Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tiplerinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Yerel Mahkemece kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,17.11.2015 tarihli hükümlerin, yalnızca sanık tarafından temyiz edilip Yargıtay 4.Ceza Dairesi tarafından bozulmasından sonra, "cezayı aleyhe değiştirme" yasağı gözetilmeden sanık hakkında bozma sonrası kurulan hükümlerde hapis cezasına hükmedilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. 6136 Sayılı Yasa'ya Aykırılık Suçu Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 17.11.2015 tarihli hükümlerin, yalnızca sanık tarafından temyiz edilip Yargıtay 4.Ceza Dairesi tarafından bozulmasından sonra, "cezayı aleyhe değiştirme" yasağı gözetilmeden sanık hakkında bozma sonrası kurulan hükümlerde hapis cezasına hükmedilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına muhalefet edilmesi,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun' a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla "seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçu yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (C-1) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği “CMUK'un 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağı nedeniyle neticeten görevi yaptırmamak için direnme suçundan sonuç cezanın 4.500,00 TL, kasten yaralama suçundan 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. 6136 Sayılı Yasa'ya Aykırılık Suçunda Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C-2) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!