WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2024/1427 E.  ,  2024/3143 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/172 E., 2015/427 K.
ŞİKÂYETÇİ : Sivas Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü
SUÇ : Çevrenin kasten kirletilmesi
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan doğrudan zarar gören şikâyetçi Sivas Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne usulüne uygun davetiye çıkarılmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun'un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile,
1. Sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 181 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
2. Sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ile 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca, 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Şikâyetçi Kurum vekilinin temyiz isteğinin; duruşmalardan haberdar edilmediklerine, davaya katılma imkanı sağlanamadığına, sanıklardan şikâyetçi olduklarına ve verilen cezaların caydırıcı olmadığına, suçtan zarar gören idare olarak verilecek cezaların idareyi de etkileyeceğine, bu ve resen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
2. Sanık ...'ın temyiz isteğinin; atılı suçu işlemediğine, ilçelerinin küçük bir ilçe olduğuna ve geçimlerini hayvancılık yaparak sağladığına, ahırlar ile evlerin iç içe olduğuna, katılanlarla aralarında bulunan husumet nedeniyle şikâyetçi olduklarına, verilen cezanın usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık tarafından işletilen ahırlarla ilgili olarak çevrenin kirletildiği yönünde yapılan ihbar üzerine, sanığın kiraladığı ahırlarda fazla miktarda büyükbaş hayvan beslendiği, gübrelerin ahırların kenarında bulunan boşluğa atıldığı, bu haliyle etrafa pis koku yayıldığı, böceklerin toplandığı ve insan sağlığı açısından sakınca oluşturduğunun tespiti üzerine, sanık hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan açılan davada, sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV.GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun'un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği, bu kanun yolunun da tüketildiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Suçtan zarar gören şikâyetçi Kurumun 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü ve 234 üncü maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden,
Karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi Kurum vekilinin kanun yolu başvurusunun itiraz merciince incelenerek itirazın reddine karar verildiği anlaşıldığından, esası incelenmeyen dava dosyasının, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik şikâyetçi Kurum vekili ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.