4. Ceza Dairesi 2024/12151 E. , 2025/1744 K.
"İçtihat Metni"
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/344 E., 2024/396 K.
...
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, sanık ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık ... hakkında bozma öncesi verilen hüküm temyiz edilmeden kesinleştiğinden, sirayet müessesesinin kanuni sonucu gereğince sirayet üzerine kurulan hükmün temyiz imkanının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine sanıklar hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan mahkûmiyet kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri, sanığın atılı suçu işlemediğine, diğer sanıkları tanımadığına, suçun teşebbüs aşamasında kaldığına ve maddi menfaat elde edilmediğine yöneliktir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanık ... ve diğer sanıkların birbirlerini tanımadıklarına, göçmenlerin sanığı suçlayıcı beyanlarının bulunmadığına, sanığın suç kastı bulunmadığına, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine, sanığın üst aramasında maddi menfaat elde edildiğini gösterir bir bulguya rastlanmadığına, bu kapsamda suçun unsurlarının oluşmadığına ve şüpheden sanığın yararlanacağına yöneliktir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, tarafların birbirlerini tanımadıklarına, HTS kayıtlarına göre sanığın diğer sanıklarla bir iletişiminin tespit edilemediğine, sanığın dosyasında bulunan arama kaydı programının çözümlenmesi gerektiğine, sanığın patronu olan H. A.'nın talimatlarıyla hareket ettiği ve suç kastının bulunmadığına, H. A.'nın dinlenilmesi ve olay yerindeki kamera kayıtlarının incelenmesi gerektiğine, sanığın sosyal ve ekonomik durumunun üzerine atılı suçu işlemediğini gösterdiğine, sanığın telefonunda tespit edilen konum bilgisi ile olay yerinin farklı olduğuna, göçmenlerin beyanlarının yeminli tercüman eşliğinde alınmadığına ve şüpheden sanığın yararlanacağına yöneliktir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın samimi beyanları ve pişmanlığı doğrultusunda eylemin organizatörü olmayıp yalnızca göçmenlerin naklinde araç olarak kullanıldığının anlaşıldığına, bu kapsamda temel ceza üst hadde yakın belirlenerek orantılılık ilkesinin ihlal edildiğine, 5237 sayılı Kanun'un 79/2-b maddesinde düzenlenen nitelikli halin uygulanma koşullarının oluşmadığına, göçmenlerin araçta havasız kaldıkları veya onur kırıcı bir şekilde nakledildiklerine dair bir tespitinin bulunmadığına yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanıklar ... ve ...'nun ikrar içeren savunmaları, sanık ...'nun İstanbul ilinden ve Kaş ilçesinden göçmen götürmek amacıyla kendisinin ... isimli şahıstan aldığını beyan ettiği 21.375 TL ile sanık ...'ın İstanbul ilinden ve Kaş ilçesinden göçmen götürmek amacıyla kendisinin kullanmakta olduğu cep telefonunda B ismi ile kayıtlı olan erkek şahıstan aldığını beyan ettiği 4.685 TL'nin kolluk görevlilerine teslim edildiğine dair 06.07.2022 tarihli rızaen teslim alma tutanakları, mağdurların 7.000-7.500-8.000-9.000 Euro karşılığında anlaşarak İtalya'ya gitmek için İstanbul'dan kapalı kasa kamyonet içinde geldiklerine dair beyanları ile sanık ...'ın telefonuna gönderilen konum bilgileri ve bir kısım göçmenin, polislerin gelmesi üzerine kaçıştıktan sonra bir ticari taksi ile kendilerini sanık ...'ın aldığını beyan etmeleri doğrultusunda sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde İstanbul ilinden almış oldukları yabancıların maddi menfaat elde etmek amacıyla yurt dışına çıkmasına imkan sağladıkları, bu haliyle üzerlerine atılı suçu işlediklerine yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Göçmen sayısı ve suçta kullanılan kapalı kasa kamyonet ve minibüsün kapasitesi dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 79/2-b maddesinin uygulanmasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Temel cezanın belirlenmesinde, suçun işleniş biçimi, faillerin kasta dayalı kusurlarının yoğunluğu, olayın meydana geliş şekliyle göçmen sayısı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle uygulama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya kapsamında mevcut bulunan diğer deliller doğrultusunda, İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırmalara karşın H. A. isimli kişiye ulaşılmadığı ve dinlenilmemesinin sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle tanık olarak dinlenilmesinden vazgeçilmesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanıklara yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme İlişkin
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.10.2012 tarihli, 2011/777 Esas ve 2012/1819 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere önceki kararı temyiz etmeyen sanığın sonraki hükmü temyiz edemeyeceğine ilişkin ilke ve kabuller karşısında; bozma öncesi verilen hükümlerin diğer sanıklar tarafından temyiz edilmesiyle Dairemizce sanıklar hakkında verilen lehe kararın, temyiz etmeyen sanık ...'e sirayetine karar verildiği, bu doğrultuda İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine yeni hükümler kurulduğu, ancak sirayet nedeniyle verilen hükümler temyiz edilemez olduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 306. maddesi gereği lehe sirayet nedeniyle yararlanan sanık ... hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere İlişkin
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!