4. Ceza Dairesi 2024/1157 E. , 2024/5928 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/864 E, 2022/28 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İmar kirliliğine neden olma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü ve 62 nci maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14.04.2021 tarihli ve 2019/294 Esas, 2021/561 Karar sayılı kararına karşı sanık tarafından yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06.07.2021 tarihli ve 2021/497 değişik iş sayılı kararını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonunda, adı geçen sanığın 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü ve 62 nci maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2022 tarihli ve 2021/864 Esas, 2022/28 Karar sayılı kararının, ... Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 gün ve 2024/3185 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,
1. Dosya kapsamına göre,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05/10/2021 tarihli ve 2021/30094 esas, 2021/23370 karar sayılı ilâmında yer alan, “...sanık hakkında, yalnızca imar kirliliğine neden olma suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış olduğu, 2863 sayılı Yasaya aykırılıktan söz edilmemiş bulunduğunun anlaşılması karşısında, 2863 sayılı Kanuna muhalefet eyleminden suç duyurusunda bulunulması, dava açıldığı takdirde her iki davanın birleştirilmesi, izinsiz imalatın, 2863 sayılı Yasaya aykırılık niteliğinde olup olmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve TCK'nın 44. maddesinde tanımlanan fikri içtima kuralları da göz önünde bulundurulup, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturmayla hüküm kurulması..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Somut olayda, adı geçen sanığın malik bulunduğu İstanbul ili, Avcılar ilçesi, ... mahallesi, 9 pafta, 2425 parselde kain olup 3. derece arkeolojik sit alanı sınırları içerisinde kalan taşınmazına tek katlı kaçak yapı inşa etmesi sebebiyle Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2022 tarihli kararı ile imar kirliliğine neden olma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesini müteakip, bu defa aynı olay nedeniyle 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/677 esas sayılı dosyasında kayden derdest olduğu anlaşılmakla, dosyaların birleştirilerek fikri içtima hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2. Kabule göre de,
Yine benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25/02/2014 tarihli ve 2013/4-691 esas, 2014/91 karar ve 25/11/2014 tarihli ve 2014/4-94 esas, 2014/525 karar sayılı ilâmlarında yer alan, “İmar kirliliğine neden olma suçunda ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirerek 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki özel düzenlemeden yararlanma imkânı bulunan fail hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Buna göre, daha lehe hükümleri kapsadığı konusunda tereddüt bulunmayan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmüne göre özel bir düzenleme olan 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin 5 inci fıkrasının gereğini yerine getirmeyen sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin ayrıca bir değerlendirme yapılması gerekmediğinin kabulü zorunludur.” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, somut olayda Mahkemesince imar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
(1) numaralı istem yönünden;
İnceleme konusu somut olayda; sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiş ise de, taşınmazın arkeolojik sit alanında bulunması karşısında, dava dosyasının Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/677 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilerek sanığın hukuki durumunun 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereğince değerlendirilmesi gerektiğinden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
(2) numaralı istem yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.02.2014 tarih ve 2013/4-691 Esas, 2014/91 Karar ile 25.11.2014 tarih ve 2014/4-94 Esas, 2014/525 Karar sayılı kararlarında: “İmar kirliliğine neden olma suçunda ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirerek TCK'nın 184/5. maddesindeki özel düzenlemeden yararlanma imkânı bulunan fail hakkında CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Buna göre, daha lehe hükümleri kapsadığı konusunda tereddüt bulunmayan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmüne göre özel bir düzenleme olan 5237 sayılı TCK'nın 184/5. maddesinin gereğini yerine getirmeyen sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin ayrıca bir değerlendirme yapılması gerekmediğinin kabulü zorunludur.” şeklindeki gerekçeyle imar kirliliğine neden olma suçunda 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinin kabul edilmiş olması karşısında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bir ve iki numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.01.2022 tarihli ve 2021/864 Esas ve 2022/28 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun maddesinin 4 (a) fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!