WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2024/1151 E.  ,  2024/5544 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/829 E., 2023/312 K.
SUÇ : Hakaret
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1560 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin cezaya sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda sanığın 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
... Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.01.2024 tarih ve 94660652-105-34-13207-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2024 tarihli ve KYB-2024/4292 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve KYB-2024/4292 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre;
Sanık hakkında mahkumiyetine karar verilen hakaret suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesinde yer alan "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin  253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de;
1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14/10/2009 tarihli ve 2009/10189 esas 2009/12070 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda takdir ve değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunduğu; sanığın üzerine atılı suça ilişkin olarak giderilmesi gereken somut (maddî) bir zararın oluşmaması ve manevî zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, adlî sicil kaydı bulunmayan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul eden sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde belirtilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yasal şartları oluştuğu halde bu hususta bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesinde,
2- Müştekinin suç tarihinde milletvekili olduğu ve sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/3-a maddesinde düzenlenen kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanığın, anılan Kanun'un 125/2 ve 125/4. maddeleri uyarınca cezalandırılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir.
" şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A-"3" Numaralı İstem Yönünden
Sanığın, suç tarihinde milletvekili olarak görev yapan katılana yönelik hakaret ettiğinin kabul edildiği olayda, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendindeki kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturduğu gözetilmeden anılan Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B- Kabule göre de;
1-"1" Numaralı İstem Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde;
1. Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b. Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3.Tehdit (madde 106, birinci fıkra),
4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
5. Hırsızlık (madde 141),
6. Dolandırıcılık (madde 157),
7. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
8. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239), suçları....
3. ...Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz." hükümlerine yer verilmiştir.
Ayrıca aynı Kanun'un 254 üncü maddesinde de: “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 253 üncü maddede belirtilen esas ve usule göre, mahkeme tarafından yapılır.” hükmü düzenlenmiştir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçunun uzlaştırma kapsamında bulunmadığı, ancak yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması karşısında, hakaret suçunun uzlaşmaya tabi olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde öngörülen yönteme uygun biçimde uzlaştırma işlemi yapılmadan mahkûmiyet hükümü kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

2-"2" Numaralı İstem Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için, CMK'nın 231. maddesinde sayılan objektif ve subjektif koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Objektif koşulların değerlendirilmesindeki hatalar kanun yararına bozma konusu olabilecekken, subjektif koşula yönelik hukuka uygun gerekçeler takdire ilişkin olduğundan, kanun yararına bozma konusu yapılamayacaktır.
İnceleme konusu somut olayda; suç tarihi itibariyle sabıka kaydı bulunmayan sanık hakkında, katılana yönelik hakaret suçundan adli para cezası verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, sanığın uygulanmasını talep etmesine rağmen değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif şartlarının oluşması karşısında, mahkemece subjektif koşul da değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun değerlendirmesiz bırakılması hukuka aykırıdır.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemlerinin KABULÜNE,
2. Yerel Mahkeme kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun maddesinin 4 (b) fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.