4. Ceza Dairesi 2024/1119 E. , 2024/1974 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2023/3105 Değişik iş
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İmar kirliliğine neden olma suçundan şüpheliler ... ve.....haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16.05.2023 tarihli ve 2022/30313 soruşturma, 2023/18126 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Mersin 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01.06.2023 tarihli ve 2023/3105 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2024 gün ve 2024/1722 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2 nci maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172 inci maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3 üncü maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre; müşteki ... tarafından şüpheliler haklarında Mahmudiye Mahallesi Zeytinli Bahçe Caddesi No:44 sayılı adreste bulunan...... Apartmanının zemin katında bulunan iş yerlerinde proje harici değişiklikler yaparak apartmanın ortak kullanım alanlarını işgal etmek suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu işledikleri iddiası ile şikâyetçi olunması üzerine, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Akdeniz Belediye Encümeninin 08.04.2020 tarihli ve 46 ile 47 numaralı kararları ile şüpheliler haklarında idari para cezası verildiği, Belediye görevlileri tarafından düzenlenen 19.07.2022 ve 28.04.2023 tarihli tutanaklarla şüpheliler tarafından projeye aykırılıkların giderilerek, projeye uygun hale getirildiği, bu nedenle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184/5 nci maddesinde yer alan ''Kişinin ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imara planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde kamu davası açılmaz.'' şeklindeki düzenleme nedeniyle şüpheliler haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Soruşturmaya konu Mahmudiye Mahallesi Zeytinli Bahçe Caddesi No:44 /B adresinde yer alan tapunun 14 pafta, 213 ada, 9 numaralı parselde bulunan 17, 18, 19 ve 20 numaralı dükkanlarda kaçak ve ruhsatsız olarak proje harici eklenti ve ilavelerin yapıldığı, Belediye Encümeninin 08.04.2020 tarihli anılan kararları ile tespit edilip şüphelilere idari para cezası verildiği anlaşılmış olup, bağımsız bölümlerle ilgili hukuka aykırılıkların projeye uygun hale getirilmediği, projeye ve yönetim planına aykırı hususların giderilmediği iddiaların değerlendirilebilmesi için soruşturma konusu bağımsız bölümlerde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmak suretiyle bilirkişi raporu aldırıldıktan sonra sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." ikinci fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. hükümleri düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten sonraki Cumhuriyet savcısının kararına "itiraz" başlıklı 173 üncü maddesinde ise;
(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O Yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır.
Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır.
Bir fiilin işlendiği haberinin alınması üzerine, suçu takibe yetkili makamlar tarafından derhal hazırlık soruşturmasına başlanmasını ifade eden ilkeye "araştırma mecburiyeti ilkesi"; hazırlık soruşturmasının neticesinde fiilin takibini gerektirecek hususlarda fiilin ve failin belli olması, yeterli emareler teşkil edecek vakıaların bulunması, başka bir ifade ile, şüphelerin ciddi olduğunun tespit edilmesi ve dava şartlarının gerçekleşmiş olması durumunda, yetkili makam tarafından kamu davasının açılmasını ifade eden ilkeye ise "kamu davasını açma mecburiyeti ilkesi" denilmektedir.
Diğer taraftan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 13 üncü maddesi uyarınca da, temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen kimselere etkili bir başvuru yapma hakkı tanınması zorunlu olup, anılan hükmün uygulanmasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında, (Örn: Vilko E. - Finlandiya kararı 2007; Sürmeli - Almanya kararı 2006) etkili başvuru yolunun hem teoride, hem pratikte erişilebilir, yeterli ve etkili olması gerektiği belirtilmektedir.
İnceleme konusu somut olayda; şikâyetçi ...'un şikayeti üzerine şüphelilere ait dükkanlarda kaçak ve ruhsatsız olarak proje harici eklenti ve ilavelerin yapıldığı iddiası ile başlatılan soruşturmada Belediye görevlileri tarafından düzenlenen 19.07.2022 ve 28.04.2023 tarihli tutanaklar ile şüpheliler tarafından projeye aykırılıkların giderildiğinin tespit edildiği belirtilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki düzenleme uyarınca şüpheliler haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, suça konu yapıların bulunduğu taşınmazın tapu kaydının getirtilerek şikâyete konu taşınmazın bulunduğu yerde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmak suretiyle bilirkişi raporu aldırılması ve sonucuna göre şüpheliler hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle itiraz merciince itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Mersin 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01.06.2023 tarihli ve 2023/3105 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereğince oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!