WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2024/1103 E.  ,  2024/2808 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/399 E., 2016/207 K.
SUÇ : Çevrenin taksirle kirletilmesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan doğrudan zarar gören şikâyetçi Mersin Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne usulüne uygun davetiye çıkarılmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında, çevrenin taksirle kirletilmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 182 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Şikâyetçi kurum vekilinin temyiz isteğinin; duruşmalardan haberdar edilmediklerine, davaya katılma imkanı sağlanamadığına, sanığın eylemi ile çevrenin kasten kirletilmesi suçunun işlendiğine, çevrenin kasten ve taksirle kirletilmesi suçlarının tehlike suçu olarak düzenlendiğinden, çevreye bırakılan atık veya artıkların çevreye zarar verme ihtimallerinin olmasının suçun oluşması için yeterli olduğuna,
2. Sanık müdafilerinin temyiz isteğinin; müvekkilinin atılı suçu işlemediğine, keşif sırasında son derece açık olan tespitlere aykırı olarak düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması gerektiğine, belediyenin sorumluluğunda olan atık su kanalizasyon sisteminin yetersiz olması sebebiyle müvekkilinin cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, orantılılık ilkesine aykırı olarak hükmün verildiğine,
Bu nedenlerle ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
Mersin Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü elemanlarınca sanığın sahibi ve yetkilisi olduğu İl ... Beton Sanayi Asfalt Madencilik Otomotiv İnşaat Lojistik Hizmetleri Anonim Şirketinde yapılan denetimde; evsel foseptikten dış ortama sızmalar olduğu,tesis içerisinde katı atık havuzunda biriken suların yoğun bir şekilde tesisin güneyinde yer alan bahçeye aktığı ve bu suretle çevrenin kirletildiğinin tespiti üzerine yapılan suç duyurusu üzerine sanık hakkında çevrenin taksirle kirletilmesi suçundan açılan davada, dosya kapsamında alınan 27.01.2016 tarihi bilirkişi raporuna göre sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV.GEREKÇE
1. Suçtan zarar gören şikâyetçi Kurumun 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü ve 234 üncü maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mağdur ... katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. 5237 sayılı Kanun'un 182 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde belirtilen çevrenin taksirle kirletilmesi suçunu oluşturduğunun kabul edildiği, fiilin aynı Yasa'nın 75 inci maddesi gereği ön ödemeye tabi bulunduğunun anlaşılması karşısında, mahkemece sanığa yöntemine uygun ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan maddedeki cezaya hükmedilmesi,

3. Ön ödeme önerisine uyulmaması halinde, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden,
Karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik şikâyetçi Kurum vekili ile sanık müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.03.2024 tarihinde karar verildi.