WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2023/7930 E.  ,  2024/2444 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/668 E., 2022/2603 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2022 tarihli, 2021/348 E. ve 2022/88 K. sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 9120 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve adli para cezasının birer aylık süreler halinde 10 eşit taksitle tahsiline karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteminin; "...özellikle davacı olarak benim rapora karşı beyanlarım bilirkişiye ulaştırılmayarak, sadece "FETÖCÜ" davalıların taleplerinin değerlendirilmesini ve o yönde rapor hazırlatılmasını..."Fetö Kriptosu" davalının "kripto vekili" ile birlikte "biz bu rapordan hiçbir şey anlamadık..."fetöcüler" bilirkişiye de ulaşmış olabilir...kumpas kurduklarını tahmin ettim ama hâkimin işin içine bu kadar girebileceğini tahmin etmedim..." şeklindeki beyanlarının bir bütün olarak değerlendirildiğinde, söz konusu beyanların savunma ve ifade özgürlüğü ile bir ilgisinin olmadığına, sanığın davalı hakkında "fetö kriptosu", devamında da katılan hakkında davalının vekili sıfatıyla katılanı kastederek "kripto vekili" şeklindeki ifadesinin iddia ve savunma hakkının ihlali anlamını taşıdığına, somut isnadın sanığın iddia ve savunma hakkının kullanımıyla ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığına, söz konusu isnadın hiçbir somut vakıaya dayandırılmadığına, katılanın kamu gücü kullanmayıp vekalet görevini yürüttüğüne ve bu nedenle eleştiriye katlanma yükümlülüğünün özel kişilere göre daha geniş olmadığına, bu sebeplerle sanığın cezalandırılması gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, mahkemeye sunduğu "hakimin reddi" talepli dilekçesinde katılana yönelik sarf ettiği sözlerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte olduğundan bahisle sanığın hakaret suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın davalıya yönelik olarak Fetö kriptosu, katılana yönelik olarak ise davalının kripto vekili ifadelerini kullandığı, Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre kripto sözcüğünün siyasi inancını gizleyen kimse, saklı yazı anlamına geldiği, Fetö kriptosu sözünün FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olduğu halde bunu gizleyen kimse anlamına geldiği, bu hali ile Fetö kriptosu sözünün kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici hakaret suçunu oluşturur nitelikte olduğu, yalnızca katılana ''Fetö kriptosu, davalının kripto vekili'' denilmesinin ise katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyuta ulaşmayan, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı söz niteliğinde olduğu, bu eleştiriler için izin verilen sınırların ve tahammül gösterme yükümlülüğünün özel kişilere nazaran kamu gücünü kullananlar bakımından daha geniş olduğu da dikkate alındığında eleştiri hakkı sınırları içinde kaldığı, aksi düşüncenin suçla korunmak istenen değeri ölçüsüz bir şekilde genişletmek ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebileceği, bu durumda hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı biçimde mahkumiyet kararı verilmesi şeklindeki gerekçeyle sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm kaldırılarak, sanığın üzerine atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Sanığın 28.01.2020 tarihli hakimin reddi talepli dilekçesinde katılana yönelik sarf ettiği sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyuta ulaşmayan, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı söz niteliğinde olduğu anlaşıldığından sanık hakkında beraat kararı verilmesinde, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2024 tarihinde karar verildi.