4. Ceza Dairesi 2023/5978 E. , 2023/18128 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Hakaret suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 08.04.2014 tarihli ve 2013/601 Esas, 2014/374 Karar sayılı kararının 22.04.2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 17.04.2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün aynen açıklanmasına ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2021 tarihli ve 2021/236 Esas, 2021/317 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2023 gün ve 2023/32672 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanık hakkındaki ... Sulh Ceza Mahkemesinin 08.04.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığın ve davaya katılmak istemeyen şikayetçinin yokluğunda, sanık müdafiinin yüzüne karşı verildiği ve karara herhangi bir itirazın olmaması sebebiyle kararın 15.04.2014 tarihinde kesinleşmesine rağmen ilk derece mahkemesi tarafından kararın 22.04.2014 tarihi esas alınarak kesinleştirilmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 17.04.2019 tarihinde yeniden kasıtlı bir suç işlemesi sebebiyle hüküm açıklanmış ise de sanığın denetim süresinin 15.04.2014 tarihinde başladığı ve 15.04.2019 tarihinde sona erdiği nazara alındığında, sanığın ... Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2020 tarihli ve 2019/423 Esas, 2020/589 Karar sayılı kararına konu trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, önceki hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de ihbara konu suç tarihinin 17.04.2019 olduğu, dolayısıyla ihbara konu dosyada işlenen suçun 5 yıllık denetim süresi sona erdikten sonra işlendiği cihetle, hükmün açıklanmasına yer olmadığına ve davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması." başlığını taşıyan 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur.", aynı maddenin onuncu fıkrasında; “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.” ve onbirinci fıkrasında; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." hükümleri yer almaktadır.
İncelenen somut olayda;
Sanık hakkında 08/04/2014 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın sanığın ve davaya katılmak istemeyen şikâyetçinin yokluğunda, sanık müdafiinin yüzüne karşı verildiği ve karara herhangi bir itirazın olmaması sebebiyle 15.04.2014 tarihinde kesinleştirilmesinin gerektiği ancak ilk derece mahkemesi tarafından gerekçeli kararın katılma talebi bulunmayan şikâyetçiye tebliğ tarihi esas alınarak 22.04.2014 tarihinde kesinleştirilmesine müteakip sanığın denetim süresi içerisinde 17.04.2019 tarihinde yeniden kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle hüküm açıklanmış ise de sanığın denetim süresinin 15.04.2014 tarihinde başladığı ve 15.04.2019 tarihinde sona erdiği nazara alındığında 5 yıllık denetim süresi geçtikten sonra işlenen suç nedeni ile hükmün açıklanması hukuka aykırı olup deneme süresi içinde açıklamayı gerektiren başka suç işlenip işlenmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2021 tarihli ve 2021/236 Esas, 2021/317 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi gereğince, deneme süresi içinde açıklamayı gerektiren başka suç işlenip işlenmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmek üzere sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!