4. Ceza Dairesi 2023/3596 E. , 2023/18758 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma, taksirle öldürme, göçmen kaçakçılığı
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ile temyiz sebeplerine göre, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, dosya görüşüldü:
A. Sanıklar ..., ... ile ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, sanıklar ... ile ... hakkında Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma ile ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma ile Taksirle Öldürme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge adliye mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilmesinin mümkün olmaması ve atılı suçların 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen 286 ncı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan temyiz edilebilecek suçlar arasında düzenlenmemesi karşısında; Bölge adliye mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarının kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından, Tebliğname'ye uygun olarak, sanıklar müdafilerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,
B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Göçmen Kaçakçılığı Suçundan Kurulan Hükümlerin Temyizinde ise
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddeleri kapsamında sanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ile anılan Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek, yapılan değerlendirmede:
Sanıklar ... müdafiinin temyizinin, delillerin objektif olarak değerlendirilmediğine, müvekkilinin olayla bir ilgisinin bulunmadığına, canlı teşhis işleminde sanığın teşhis edilmediğine, sanığın diğer sanıklarla telefon görüşmelerinin olmadığına, eksik araştırma sonucu hükmün kurulması suretiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması talebinin bulunduğuna, ... müdafiinin temyizinin, sanığın diğer sanıklarla hiçbir konuşma ya da iletişiminin bulunmadığına, soruşturma aşamasında mağdurların beyanlarının alınması esnasında usulsüzlük yapıldığına, mağdurların beyanlarının hükme esas alınamayacağına, sanık lehine hem takdiri indirim uygulanmaması hem de cezasında teşdit yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, müvekkilinin uzaktan akrabası olan sanığa tekneyi vermekten başka bir eyleminin bulunmadığına, ... müdafiinin temyizinin, tekerrüre esas alınan ilamda ikinci kez mükerrir olmadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanması gerektiğine, olayda nitelikli halin uygulanamayacağına, ... müdafiinin temyizinin, müvekkilinin soruşturmanın başından beri pişmanlığını dile getirip tüm bildiklerini anlatarak suçunu ikrar etmesine karşın cezasında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi ve takdiri indirimin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, ... müdafiinin temyizinin, müvekkilinin soruşturmanın başından beri pişmanlığını dile getirip tüm bildiklerini anlatarak suçunu ikrar etmesine karşın cezasında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi ve takdiri indirimin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, ... müdafiinin temyizinin; müvekkilinin diğer sanıkların ifadelerinde isminin geçmediğine, sanık ...'ın vermiş olduğu beyan ile de sabit olduğu üzere müvekkilinin dosya ile ilgisinin bulunmadığına, müvekkilinin olayla bağlantısı kanıtlanmadan mahkûmiyetine karar verildiğine, müvekkilinin kimlik bilgilerinin hatalı isminin yanlış olduğuna çelişkinin giderilmesi gerektiğine ve müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiş,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
1. Sanıklar ..., ..., ..., ... ile ...'a yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından,
a. Sanıklar ..., ... ile ... hakkında kurulan hükümlerde bozmayı gerektirecek bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 18.01.2023 tarih 2022/771 Esas, 2023/50 Karar sayılı hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
b. ... ile ... hakkında Kurulan Hükümlerde ise,
5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası bir ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup bu konunun Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma suçundan hapis cezasına mahkûm olan sanıklar hakkında anılan maddenin uygulanması yerine sanık ... hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/564 Esas, 2020/555 Karar sayılı kararıyla, 03.02.2021 tarihinde kesinleşen 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasından verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının, sanık ... hakkında ise ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/708 Esas, 2018/718 Karar sayılı kararı ile 25.09.2018 tarihinde kesinleşen 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasından verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının, tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 inci madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322 inci maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararların açıklanan noktalarının; Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, hükümlerden tekerrür ile ilgili kısımlarının çıkarılarak "5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre, çektirilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2. Sanık ... hakkında Kurulan Hüküm Yönünden ise başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanığın aşamalarda atılı suçu işleyen kişinin kendisi olmadığı, olayla hiçbir ilgisinin bulunmadığı şeklinde savunmada bulunması, olayın başlangıcında kolluk tarafından sanık ...'ın birlikte kaldığı kişilerin tespiti amacıyla ... otele gidilerek 20.02.2021 günü saat 13.00 da düzenlenen tutanakta ... kimlik numaraları ... adlı şahsın 303 no.lu odada ...'la birlikte kaldığının belirlendiği, aynı gün saat 16.00 da düzenlenen tutanakta ise 203 no.lu odada ... kimlik numaralı, ... adlı şahsın kaldığının tespit edildiği, görüntü izleme ve çözüm tutanağına göre ise sanık ... ile ... kimlik numaraları şahsın otele giriş yaparken birlikte görüntülendikleri, temyiz dışı sanık ..., kollukta alınan beyanında göçmenleri götürmesi için kendisini arayan şahsın ... olarak bilinen ... olduğunu söylemesine karşın, daha sonraki beyanlarında kendisini arayan şahsın ...'ın olduğu şeklinde beyanda bulunarak duruşmada sanığı tanımadığını söylemesi, göçmenler ... ile ... teknede kaptanın yanında şaban olarak bildikleri şahsında olduğunu söylemelerine karşın canlı teşhis aşamasında orada bulunmasına karşın sanık ...'yi teşhis edememeleri ve sanık ile diğer sanıkların telefon görüşmelerinin bulunmaması, ilk beyanı dışındaki beyanlarında sanığı tanımadığını söyleyen ölen sanık ... dışında diğer sanıkların savunmalarında sanık ...'nin isminin geçmemesi karşısında, sanıkların, sanığın eylemlerine ilişkin beyanlarının alınarak ihtiyaç duyulması halinde yönteme uygun sanığın teşhisinin yaptırılması, 21.02.2021 tarihli görüntü izleme ve çözüm tutanağındaki sanık ... ile birlikte otele girdiği görülen şahsın fotoğraf ve görüntüleri ile ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle kolluk kuvvetlerince düzenlenen 20.02.2021 tarih saat 13.00 da düzenlenen tutanakta ve sanık ...'la birlikte 303 no.lu odada kaldığı belirlenen şahısın sanık olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu nedenlerle yerinde görülmekle, Tebliğname'ye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi gereğince dosyanın ... Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmesine,
23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!