WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2023/3445 E.  ,  2024/1732 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/945 E., 2022/945 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık müdafiinin, hükmün temyizinden sonra, 08.01.2024 tarihli temyiz isteminden vazgeçme dilekçesi sunduğu görülmüş ise de, vekaletnamesinde buna ilişkin yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, temyizden vazgeçme talebine itibar edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası ile 62 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararıyla; sanığın gözaltında kaldığı sürenin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi gereğince mahsubuna ibaresinin eklenmesi gerektiği belirlenerek, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasına "Sanığın tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca cezasından mahsubuna" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizinin; hükmün usul ve Yasa'ya aykırı olduğu, sanığın üzerine atılı suçu işlemediği, sanığa atılı suçun unsurlarının olayda oluşmadığı, sözün kaba ve nezaket dışı söylem olarak değerlendirilmesi gerektiği, aleniyet unsurunun gerçekleşmediği, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği, eylemin haksız fiile karşı tepki olarak işlendiğinin gözetilmesi gerektiği, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde katılanın polis olarak görevli olduğu ve rutin kontrol sırasında alkollü olduğundan şüphelendiği sanığa kimlik kontrolü ve alkol ölçümü yapmak istediği, sanığın alkolmetreyi üflemeyi reddederek katılan polise hitaben görevi sebebiyle "Al arabayı g...ne sok." diyerek alenen hakaret ettiği iddia olunarak açılan kamu davasında, İlk Derece Mahkemesince sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın üzerine atılı kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu işlendiğinin sabit olduğu, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, ancak sanığın gözaltında kaldığı sürenin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi gereğince mahsubuna ibaresinin eklenmesi gerektiği belirlenerek, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasına "Sanığın tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca cezasından mahsubuna" ibaresinin eklenmesi suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince kabul olunan maddi vakıaların suçun unsurlarını kapsadığı, katılan ve tanık polislerin aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile tüm dosya kapsamından kolluk görevlisi olan katılan ve tanığın, sanığa iftira atmalarını haklı gösterecek herhangi
bir neden bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer temyiz sebepleri yönünden ise, olay yeri dikkate alınarak aleniyet hükümlerinin uygulanması koşullarının oluştuğu, sanık hakkında haksız tahrik hükümleri ve 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin uygulanabilmesi için aranılan yasal koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından hükümde bu yönlerden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.