WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2023/1792 E.  ,  2023/22027 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2033 E., 2021/2224 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2015 tarihli ve 2012/71 Esas, 2015/468 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 129 ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay 23 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 08.09.2015 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
2.İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2019 tarihli ve 2019/557 Esas, 2019/952 Karar sayılı kararıyla sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün yukarıda belirtildiği şekilde aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
3.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararıyla İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, olaydan sonra alınan adli rapor formunun ve tanık A.E.'nin beyanlarının sanık savunmasını doğruladığına, ancak bu tanığın soruşturma beyanıyla yetinilmesine karar verilerek savunma hakkının kısıtlandığına, tanığın hakim huzurunda dinlenilmeyip kolluk tarafından alınan beyanına itibar edilerek hüküm tesis edilemeyeceğine, şikâyetçilerin görev belgelerinin celp edilmediğine, polis memurlarının hangi amaçla olay yerinde olduklarını belli olmadığına, mahkûmiyete yeter her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil elde edilemediğine, soyut beyandan başka delil olmadığına, tutanak saati, olay saati ve sanık hakkında düzenlenen adli muayene rapor saati gözetildiğinde genel adli muayene raporu alındıktan sonra olay yaşanmış gibi tutanak tutulduğuna, bu tutanağın hükme esas kabul edilemeyeceğine, tutanak ve şikâyetçi beyanlarının çelişkili olduğuna, tutanakta sanığın hakaret ettiği beyanı yazılmış ise de bu beyanın müdafii huzurunda alınmadığının ve sanığa haklarının okunmadığının anlaşıldığına, bu nedenle hükme esas alınamayacağına, 5271 sayılı Kanun'un 97 ve 148 inci maddeleri uyarınca tutanağın hükme esas alınamayacağına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, suçu kabul anlamına gelmemekle beraber 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi uyarınca tek cezaya hükmolunması ve haksız tahrik indiriminin üst hadden uygulanmasının gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde polis haber merkezi tarafından kazalı bir aracın içerisinde şüpheli şahısların bulunduğunun ve sokak aralarında dolaştıklarının bildirilmesi üzerine bölgede sorumlu polis memuru olan mağdur ve şikâyetçinin anons edilen aracı aramaya çıktıkları, ... Kavşağında aracı görerek gerekli işlemleri yapmak üzere durdurdukları, aracın sürücüsü olan sanığın araçtan inerek mağdur ve şikâyetçiye hitaben "S... gidin lan s... sizin yapacağınız işi a... koduklarımı" şeklinde sözlerle hakaret ettiği, sanığın eylemini trafik kazası sonucundaki kızgınlıkla işlemesi nedeniyle sanığın eylemini tahrik altında gerçekleştirdiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunması, mağdur beyanı tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
3.Olay tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında temel ceza belirlenirken doğrudan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince uygulama yapılması yerine, aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca ceza belirlendikten sonra kademeli olarak ceza tayin edilmesi, mağdur ve şikâyetçiden kaynaklanan ve sanığa yönelen haksız tahrik oluşturacak herhangi bir söz ve eylem bulunmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesi uyarınca tahrik indirimi uygulanırken hesap hatası sonucu eksik ceza tayin edilmesi hususları eleştirilerek, sabit görülen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmediği kabul edilmiş ve sanık müdafiinin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, şikâyetçi ve mağdurun aşamalardaki anlatımları, oluş ve tüm dosya kapsamıyla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
Sanığın eylemini görevli memura görevinden dolayı gerçekleştirdiğinden bahisle cezasının bir yıldan az olamayacağından bahisle sanık hakkında temel ceza belirlenirken, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak uygulama maddesinin gösterilmemesi,
Dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün ikinci paragrafının başına; “5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.