4. Ceza Dairesi 2023/17038 E. , 2024/1601 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/141 Değişik İş
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli, 2021/631 Esas ve 2023/43 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddi kararına ilişkin İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2023 tarihli ve 2023/141 Değişik İş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarih ve KYB- 2023/117248 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 18/09/2017 tarihli ve 2015/38311 esas, 2017/9107 karar sayılı ilâmında yer alan ‘’...Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/91 sayılı kararı da dikkate alınarak TCK'nın 184/5. maddesindeki etkin pişmanlık hükmü ile CMK'nın 231/5. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun bir arada olamaması nedeniyle imar kirliliğine neden olma suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanamayacağı...’’ şeklindeki açıklama nazara alındığında, somut olayda anılan Mahkemece imar kirliliğine neden olma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.
II. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararında; “İtiraz mercii, O Yer Cumhuriyet Savcısının suç vasfına yönelik aleyhe başvurusu üzerine incelemesini sadece şekli olarak değil, hem maddi olay hem de hukuki yönden yapmalı, gerekli gördüğünde cevap vermesi için itirazı sanık müdafiine tebliğ etmeli ve Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiini dinlemeli, yine ihtiyaç duyduğu konular varsa gerekli araştırma ve incelemeyi yapmalı ya da bunların yapılmasını sağlamalı ve bunun sonucunda da 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının isabetli olup olmadığına karar vermelidir. şeklindeki gerekçesiyle itirazın hem maddi hem hukuki yönden ele alınması ve her yönden hukuka uygunluğunun denetlenmesi gerektiğine karar vermiştir.
İnceleme konusu somut olayda; sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, sanık müdafiinin itirazı üzerine mercii tarafından ret kararı verildiği, sanığın zemin altına 55,36 metrekarelik yeni kapalı alan yaptığı iddia edilen olayda, bilirkişi raporuna ve dosyada da mevcut olan 11.01.2022 tarihli İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının arazi çalışma tespit formuna göre sanık tarafından imara aykırılığın giderildiğinin belirtildiği, bu nedenle sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşme kararı verilmesi gerektiğinden bahisle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin farklı gerekçeyle KABULÜNE,
2. Sanık hakkında İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2023 tarihli ve 2023/141 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!