WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2023/17023 E.  ,  2024/2866 K.
"İçtihat Metni"HAKİMLİĞİ : Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2023/3019 Değişik İş
SUÇ : Hakaret
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın kabulü
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Şüpheli hakkında hakaret suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara şikâyetçi vekili tarafından yapılan itirazın yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Sulh Ceza Hakimliğince kabulü ile soruşturmanın genişletilmesine karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 06.11.2023 tarih ve 94660652-105-34-18010-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2023 tarihli ve KYB-2023/119430 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
" ...Somut olayda müşteki vekilinin, şüpheliye ait @ahmetkaankocak isimli twitter hesabından yapılan ''TV 5 ne yaptığını sanıyor alenen fetöcü ... ü ekrana çıkarmak nedir" şeklinde yapmış olduğu paylaşım nedeniyle müvekkiline karşı hakaret suçunun işlendiğinden bahisle yaptığı şikâyet üzerine, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca müştekiyi temsil eden vekilin vekaletnamesinde yer alan apostil şerhinin geçerlilik süresinin dolması nedeniyle usulüne uygun olarak tanzim edilmiş vekaletname sunulmadığı ve twitter isimli sosyal paylaşım sitesi ile ilgili olarak sitenin sunucularına erişim olanağı sağladığı IP adres kayıtları ve bilgilerinin yurt dışı kaynaklı sunucularda tutulduğu, bu sebeple şüphelinin açık kimlik ve adres bilgileri ile IP numaralarının tespitinin mümkün olmadığından şüpheli hakkında kovuşturma imkanı bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara karşı yapılan itiraz üzerine, Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 22/06/2023 tarihli ve 2023/3019 değişik iş sayılı kararı ile şüphelinin tespiti amacıyla sosyal medya hesabı ile ilgili açık kaynak araştırması yapılması, kimlik bilgilerinin kolluk marifeti ile tespitinin sağlanarak sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini ile kamu davasının açılıp açılmamasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle soruşturmanın genişletilmesine karar verilmiş ise de,
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 244. maddesinde yer alan, "(1) Yabancı devlet makamlarınca hazırlanan resmî belgelerin, Türkiye’de bu vasfı taşıması, belgenin verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk konsolosluk makamı tarafından onaylanmasına bağlıdır. (2) Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin yabancı resmî belgelerin tasdiki ile ilgili hükümleri saklıdır." şeklindeki,
1512 sayılı Noterlik Kanununun 195. maddesinde yer alan, "Yabancı memleketlerde usulü uyarınca yapılan noterlik işlemlerinin altındaki o memleketin yetkili merciinin imza ve mühürü, konsolos tarafından onanır. Özel kanun hükümleri saklıdır." şeklindeki,
Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Hakkındaki Sözleşme'nin 1. maddesinde yer alan, ''işbu Sözleşme, Âkit Devletlerden birinin ülkesinde düzenlenmiş olup da diğer bir Âkit Devlet ülkesinde kullanılacak olan resmi belgelere uygulanır. İşbu Sözleşme'nin amaçları bakımından, aşağıdaki belgeler resmi belge sayılır...c) Noter senetleri,..'' şeklindeki,
Anılan sözleşmenin 3/1. maddesinde yer alan, 'İmzanın doğruluğunun, belgeyi imzalayan kişinin sıfatının ve gerektiğinde, bu belge üzerindoki mühür veya damganın aslı ile aynı olduğunun teyidi için zorunlu görülebilecek tek işlem 4 üncü maddede tanımlanan tasdik şerhinin belgenin verildiği Devlet yetkili makamınca bu belgeye konulmasından ibarettir.'' şeklindeki ve,
Anılan sözleşmenin 4/1. maddesinde yer alan, ''3 üncü maddenin 1 nci fıkrasında öngörülen tasdik şerhi, bizzat belgenin veya buna eklenecek bir kağıdın üzerine konulacaktır; bu şerh işbu Sözleşmeye ekli örneğe uygun olmalıdır.'' şeklindeki düzenlemeler uyarınca,
Yabancı bir ülkede, o ülkenin yetkili makamı tarafından düzenlenen resmi belgelerin Türkiye'de bu vasfı taşıması için belgenin verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk Konsolosluk makamı tarafından onaylanmasına bağlı olduğu, Türkiye'nin 1961 tarihli Yabancı Resmi belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Hakkındaki Lahey Sözleşmesi'ni 1984 yılında onayladığı ve bu sözleşmenin 1985 yılında yürürlüğe girdiği, anılan düzenlemeler uyarınca yabancı ülke noterlerince kendi mevzuatlarına uygun olarak düzenlenen vekaletnameler, belgenin hazırlandığı ülkenin yetkili makamınca 1961 tarihli lahey sözleşmesine göre tasdik edilip tasdik şerhi ülke lisanı yanına Fransızca "Apostille" ibaresini de taşıması halinde bu tür belgeler ve vekaletnameler ile Türkçe tercümelerinde ayrıca o yerdeki Türk Konsolosluğunun tasdiki aranmadan işlem yapılması gerektiği,
Somut dosya kapsamında, şikâyet dilekçesi ekinde yer alan Amerika Birleşik Devletleri Teksas Eyaleti Noterliği tarafından düzenlenen vekaletname ekinde yer alan apostil şerhinin geçerlilik tarihinin 24/09/2022 olduğu, müşteki vekili tarafından anılan vekaletnameye dayanılarak 22/11/2022 tarihinde şikâyette bulunulması karşısında apostil şerhinin şikâyet tarihinde geçerlilik süresinin dolduğu gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın anılan gerekçe ile reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 11. maddesinde yer alan, ''Bir Türk vatandaşı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve Türkiye'de kovuşturulabilirliğin bulunması koşulu ile Türk kanunlarına göre cezalandırılır.'' şeklindeki,
Anılan Kanun'un 13. maddesinde yer alan, ''Aşağıdaki suçların, vatandaş veya yabancı tarafından, yabancı ülkede işlenmesi halinde, Türk kanunları uygulanır:
a) İkinci Kitap, Birinci Kısım altında yer alan suçlar.
b) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı, Yedinci ve Sekizinci Bölümlerde yer alan suçlar.
c) İşkence (madde 94, 95).
d) Çevrenin kasten kirletilmesi (madde 181).
e) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188), uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190).
f) Parada sahtecilik (madde 197), para ve kıymetli damgaları imale yarayan araçların üretimi ve ticareti (madde 200), mühürde sahtecilik (madde 202).
g) Fuhuş (madde 227).
h) (Mülga : 26/6/2009 – 5918/1 md.)
i) Deniz, demiryolu veya havayolu ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması (madde 223, fıkra 2, 3) ya da bu araçlara karşı işlenen zarar verme (madde 152) suçları.
(2) (Ek ikinci fıkra: 29/6/2005 – 5377/3 md.) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerde yer alanlar hariç; birinci fıkra kapsamına giren suçlardan dolayı Türkiye'de yargılama yapılması, Adalet Bakanının talebine bağlıdır
(3) Birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yazılı suçlar dolayısıyla yabancı bir ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye'de yargılama yapılır.'' şeklindeki ve,
Anılan Kanun'un 14. maddesinde yer alan, ''11 ve 12 nci maddelerde belirtilen hallerde, soruşturma konusu suçun yer aldığı kanun maddesinde hapis cezası ile adli para cezasından birinin uygulanması seçimlik sayılmış ise soruşturma veya kovuşturma açılmaz." şeklindeki düzenlemeler ile,
Anılan Kanun'un 125. maddesinde yer alan, '(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. (2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.'' şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,
Somut olayda, şüpheliye isnat edilen suçun 5237 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yer alan istisna suçlardan olmayıp isnat edilen suç için öngörülen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 125/2. maddesi gereğince alt sınırının bir yıldan az olup hapis veya adli para cezası olarak seçimlik ceza öngörüldüğü, isnat edilen hakaret suçunun şüpheliye ait @ahmetkaankocak isimli twitter hesabı üzerinden işlenmesi nedeniyle dosya kapsamında şüphelinin açık kimlik ve adres bilgileri ile IP numarası tespit edilemediğinden şüphelinin Türkiye'de olduğuna dair bir delilin bulunmadığı cihetle, anılan düzenlemeler uyarınca şüpheli hakkında kovuşturma imkansızlığının bulunduğu,
Kaldı ki, hakaret suçunda yetkili yerin hakaret eyleminin müştekiye ulaşmasıyla tamamlandığı ve müştekinin bulunduğu yerin yetkili olacağı, müşteki vekili tarafından dosyaya sunulan Amerika Birleşik Devletleri Teksas Eyaleti Noterliği tarafından düzenlenen 15/02/2019 tarihli vekaletname içeriğinden anlaşılacağı üzere müştekinin yerleşim yeri adresinin 4033 2. St. Palo CA 94306-ABD olduğu, anılan düzenlemeler uyarınca atılı suçun müştekinin yerleşim yeri olan ABD ülkesinde işlendiğinin anlaşılması karşısında, anılan gerekçe ile de şüpheli hakkında kovuşturma imkansızlığının bulunduğu gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın anılan gerekçe ile reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. (1) Numaralı İstem Yönünden
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 244 üncü maddesinin; "(1) Yabancı devlet makamlarınca hazırlanan resmî belgelerin, Türkiye’de bu vasfı taşıması, belgenin verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk konsolosluk makamı tarafından onaylanmasına bağlıdır. (2) Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin yabancı resmî belgelerin tasdiki ile ilgili hükümleri saklıdır." şeklindeki,
1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 195 inci maddesinde; "Yabancı memleketlerde usulü uyarınca yapılan noterlik işlemlerinin altındaki o memleketin yetkili merciinin imza ve mühürü, konsolos tarafından onanır. Özel kanun hükümleri saklıdır." şeklindeki,
Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Hakkındaki Sözleşme'nin 1 inci maddesinde; ''İşbu Sözleşme, Âkit Devletlerden birinin ülkesinde düzenlenmiş olup da diğer bir Âkit Devlet ülkesinde kullanılacak olan resmi belgelere uygulanır. İşbu Sözleşme'nin amaçları bakımından, aşağıdaki belgeler resmi belge sayılır...c) Noter senetleri,..'' şeklindeki,
Anılan sözleşmenin üçüncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “İmzanın doğruluğunun, belgeyi imzalayan kişinin sıfatının ve gerektiğinde, bu belge üzerindeki mühür veya damganın aslı ile aynı olduğunun teyidi için zorunlu görülebilecek tek işlem 4 üncü maddede tanımlanan tasdik şerhinin belgenin verildiği Devlet yetkili makamınca bu belgeye konulmasından ibarettir.'' şeklindeki
Anılan sözleşmenin dördüncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan, ''3 üncü maddenin birinci fıkrasında öngörülen tasdik şerhi, bizzat belgenin veya buna eklenecek bir kağıdın üzerine konulacaktır; bu şerh işbu Sözleşmeye ekli örneğe uygun olmalıdır.'' şeklindeki düzenlemeler uyarınca,
Yabancı bir ülkede, o ülkenin yetkili makamı tarafından düzenlenen resmi belgelerin Türkiye'de bu vasfı taşıması için belgenin verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk Konsolosluk makamı tarafından onaylanmasına bağlı olduğu, Türkiye'nin 1961 tarihli Yabancı Resmi belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Hakkındaki Lahey Sözleşmesi'ni 1984 yılında onayladığı ve bu sözleşmenin 1985 yılında yürürlüğe girdiği, anılan düzenlemeler uyarınca yabancı ülke noterlerince kendi mevzuatlarına uygun olarak düzenlenen vekaletnameler, belgenin hazırlandığı ülkenin yetkili makamınca 1961 tarihli Lahey sözleşmesine göre tasdik edilip tasdik şerhi ülke lisanı yanına Fransızca "Apostille" ibaresini de taşıması halinde bu tür belgeler ve vekaletnameler ile Türkçe tercümelerinde ayrıca o yerdeki Türk Konsolosluğunun tasdiki aranmadan işlem yapılması gerekmektedir.
Bu kapsamda inceleme konusu dosya değerlendiğinde; şikâyet dilekçesi ekinde yer alan Amerika Birleşik Devletleri Teksas Eyaleti Noterliği tarafından düzenlenen vekaletname ekinde yer alan apostil şerhinin geçerlilik tarihinin 24.09.2022 olduğu, şikâyetçi vekili tarafından anılan vekaletnameye dayanılarak 22.11.2022 tarihinde şikâyette bulunulması karşısında apostil şerhinin şikâyet tarihinde geçerlilik süresinin dolduğu gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın anılan gerekçe ile reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. (2) Numaralı İstem Yönünden
(1) numaralı istem yönünden kanun yararına bozma talebinin kabul edilmesi ve şüphelinin yurt dışında bulunduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir araştırma ve bilgi ya da belgenin de bulunmaması karşısında, (2) numaralı istem yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
A (1) Numaralı İstem Yönünden
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Sulh Ceza Hakimliğince şüpheli hakkında hakaret suçundan kurulan kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun maddesinin 4 (a) fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
B. (2) Numaralı İstem Yönünden
(1) numaralı isteme ilişkin bozma kararı ve yukarıdaki açıklamalara göre bu istem ile ilgili KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2024 tarihinde karar verildi.