4. Ceza Dairesi 2023/17022 E. , 2024/2869 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/564 Değişik İş
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
İNCELEME KONUSU
KARAR : İddianamenin iadesine itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Cumhurbaşkanına hakaret suçundan şüpheli hakkında yapılan soruşturma sonucunda Cumhuriyet başsavcılığınca düzenlenen iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın yukarıda tarih ve sayısı belirtilen inceleme konu mercii kararıyla reddine karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.11.2023 tarih ve 94660652-105-35-13809-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2023 tarihli ve KYB-2023/122663 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
" ...Dosya kapsamına göre, her ne kadar İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2023 tarihli ve 2023/350 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile "Şüpheli hakkında cumhurbaşkanına hakaret suçundan düzenlenen iddianamede şüphelinin soruşturma aşamasındaki beyanında bu hesabın kendisine ait olmadığını başka biri tarafından kullanıldığına dair savunmada bulunmuş isede, dosya içerisinde bu hesabın şüpheli tarafından kullanıldığına dair herhangi bir araştırmanın yapılmadığı, hesabın aktifleştirilirken hesaba tanımlı telefon numarası ve mail adresinin araştırılıp sanığa ait olup olmadığının tespit edilmediği suçun sübutu yönünden mutlak olan delillerin toplanmadığı" şeklindeki gerekçeyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ''Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir. Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.'' şeklindeki 170/1-2. maddesi nazara alındığında, dosyada mevcut diğer deliller olan şüpheli savunması, kolluk tarafından yapılan açık kaynak araştırması, sosyal medya paylaşımı tutanaklarının şüphelinin yüklenen suçu işlediği hususunda kamu davası açmaya yetecek yeterli deliller olduğu, bu hususun takdir hakkının Cumhuriyet savcısında olduğu ve iade kararında sayılan gerekçelerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi nedenleri arasında bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde, kanun koyucu, kanunun kapsamını; ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı hususundaki kurallar ile bu sürece katılan kişilerin hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenlemek şeklinde belirtmiştir. Ceza yargılaması içerisinde iddia faaliyetini yürüten savcılık makamını ülkemizde Cumhuriyet Başsavcılıkları temsil etmektedir. Cumhuriyet savcısının soruşturma aşamasındaki bazı görev ve yetkileri de 5271 sayılı Kanun'un 160 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Yürüttüğü soruşturmadan bir sonuç çıkartmak görevi olan savcı, aynı Kanun'un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı bir iddianame düzenler şeklindeki düzenlemeden Cumhuriyet savcısının yaptığı soruşturma neticesinde çıkardığı sonuçlardan birinin iddianame düzenlemek olduğu anlaşılmaktadır.
5271 sayılı Kanun'un tanımlar başlıklı ikinci maddesinden; soruşturma aşamasının, Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi, kovuşturma aşamasının ise iddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi kapsadığı anlaşılmaktadır. O halde iddianamenin düzenlenip mahkemeye verilmesinden mahkemece iddianamenin kabulüne kadar geçen süre de soruşturma aşaması içerisinde kabul edilmelidir.
5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinde iddianamenin iadesi müessesesi düzenlenmiştir. Bu kurumla, kamu davasının açılmasından evvel kanuni şartları taşımayan, yeterli bilgileri içermeyen ve hatalı düzenlenen iddianamelerin bir nevi süzgeçten geçirilip filtrelenerek yargının faaliyetinin hızlandırılması, makul sürede yargılamanın gerçekleştirilmesi, gereksiz davaların önüne geçilmesi, lekelenmeme hakkının korunması amaçlanmaktadır.
5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ise açıkça; suçun hukuki nitelendirmesi nedeniyle iddianamenin iade edilemeyeceği belirtilmektedir. Ceza muhakemesinde yaptığı soruşturmadan sonuç çıkarma görevi olan Cumhuriyet savcısının, sonuç çıkarma aşamasında suçun hukuki niteliğini takdir etme hakkı da bulunmaktadır. Buna göre yapılan soruşturma sonucunda, tipik fiilin, Kanun’un hangi maddesindeki suçu oluşturduğunu Cumhuriyet savcısı gösterecek, ancak hakim, bu gösterim ile bağlı olmayacaktır. Hakim, hükmünü, aynı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına göre; iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verecektir. Hakimin, Cumhuriyet savcısının yaptığı nitelendirme ile bağlı olmadığı için iddianameyi bu yönde de iade edemeyeceği 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinde iddianamenin iadesi sebepleri sınırlı sayıda gösterilmiştir. Bu sebepler dışında iddianamenin iade edilmesi ceza adalet sistemimizde kabul edilmemiştir. Aynı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen iddianamenin de iade edileceği kuralı getirilmiştir. Toplanması gereken mevcut bir delil, delil yasaklarıyla mahdut, hukukun izin verdiği sınır içerisinde, fiilen ele geçirilmesi de mümkün olan delil manasındadır. Cumhuriyet savcısının tüm çabalarına rağmen toplanamayan delilden dolayı iade de mümkün olmayacaktır.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; şüpheli hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçu nedeniyle yürütülen soruşturmada, şüphelinin şikâyetçiye yönelik hakaret içerir nitelikteki paylaşımlarının kolluk tarafından tespit edildiği, yapılan kaynak araştırmaları neticesinde şüphelinin kimlik ve adres bilgilerine ulaşıldığı, soruşturma aşamasında ifadesinin alındığı, kolluk tarafından yapılan açık kaynak araştırması, sosyal medya paylaşımı tutanaklarının şüphelinin yüklenen suçu işlediği hususunda kamu davası açmaya yetecek yeterli deliller olduğu, bu hususun takdir hakkının Cumhuriyet savcısında olduğu ve iade kararında sayılan gerekçelerin, 5271 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi nedenleri arasında bulunmadığı, bu nedenle iddianamenin iadesi kararının ve bu karara yapılan itirazın reddi kararının hukuka aykırı olduğu belirlenerek kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Şüpheli hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçuna ilişkin İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2023 tarihli ve 2023/564 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun maddesinin 4 (a) fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!