4. Ceza Dairesi 2023/16715 E. , 2024/1682 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/1811 Değişik İş
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın kısmen kabulü
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Görevi yaptırmamak için direnme ve kasten yaralama suçlarından şüpheli ..., inceleme dışı hakaret suçundan şüpheli M.A.B ve kasten yaralama suçundan şüpheli E.C.C.'nin haklarında yapılan soruşturma sonunda, Cumhuriyet başsavcılığınca ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikayetçi ... vekili tarafından yapılan itirazın kısmen kabulü ile şüpheli hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu mecii kararıyla kaldırılmasına karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.10.2023 tarih ve 94660652-105-37-14912-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116619 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
" ...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu’nun 173/1. maddesinde yer alan “Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine itiraz edebilir.” şeklindeki düzenleme ile,
Benzer bir olaya ilişkin, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 20/04/2016 tarihli ve 2015/12693 esas 2016/16017 karar sayılı ilâmında yer alan, " ... kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ancak suçtan zarar görenin itiraz edeceğinin hükme bağlandığı ve karara yapılan itiraz üzerine mercii tarafından verilen kabul kararına karşı itiraz edilebileceğine dair bir düzenlemenin de bulunmaması nedeniyle mercii kararının kesin nitelikte olduğu ve aleyhine kural olarak olağanüstü kanun yollarından olan kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği, çünkü kanun yararına bozma yoluna başvurulabilmesi için hakimlerin veya mahkemelerin asıl ceza davasını çözmeye devam etmesinin artık imkansız hale gelmiş olması ve hukuka aykırılığın başka bir yol ile giderilebilmesine imkan bulunmaması gerektiği, oysa ki itirazın kabulü ile Cumhuriyet savcısınca iddianame düzenlenerek kamu davası açılması durumunda yargılama makamının asıl ceza davasını çözmeye devam etmesi ve bu yolla ileri sürülen hukuka aykırılığı giderme olanağının bulunacağı, ancak itiraz hakkına sahip bulunmayan kişinin yaptığı itiraz ile yasal süre geçtikten sonra yapılan itirazın, mercii tarafından kabulüne karar verilmesi durumunda ise; merci kararı aleyhine bu hukuka aykırılık nedenlerinden dolayı kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği ... " şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, Tosya Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/230 soruşturma numaralı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına itiraz eden müşteki ...'nun, görevi yaptırmamak için direnme suçu bakımından suçtan zarar gören sıfatını haiz olmadığından itiraz hakkının bulunmadığı, şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan bu haksız itirazın kabulü müteakip açılan kamu davası beraatle sonuçlansa bile bu durumun, haksız itiraz olmasaydı sanık sıfatını dahi almayacak olan şüpheli yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınmış ''Lekelenmeme Hakkı'' ile bağdaşmayacağı cihetle; anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz hakkı bulunmayan ... vekilinin yaptığı itiraz üzerine mercii tarafından itirazın bu yönden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 Sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." ikinci fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un "6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten sonraki Cumhuriyet savcısının kararına itiraz" başlıklı 173 üncü maddesinde ise;
(1) ''Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun’un 173 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara karşı yalnızca “suçtan zarar görenin” itiraz hakkı bulunduğu, inceleme konusu görevi yaptırmamak için direnme suçunun zarar göreninin ise şikayetçi E.C.C.'nin olmadığı ve itirazın sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Kastamonu Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.06.2022 tarihli ve 2022/1811 değişik iş sayılı kararının şüpheli ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun maddesinin 4 (a) fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!