4. Ceza Dairesi 2023/16714 E. , 2024/755 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/15 E - 2021/205 K
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kasten yaralama ve hakaret suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, aynı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası,129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası (2 kez), 62 nci maddesi (2 kez) ve 52 nci maddesi gereğince 1.000,00 TL ve 660,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına dair ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla) 27.11.2012 tarihli ve 2011/676 Esas, 2012/809 Karar sayılı kararının 12.12.2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 18.08.2014 tarihinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine hükümlerin açıklanmasına, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 125 inci maddesinin birinci fıkrası,129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası (2 kez), 62 nci maddesi (2 kez) ve 52 nci maddesi gereğince 1.000,00 TL ve 660,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin ... Çocuk Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli ve 2021/15 Esas, 2021/205 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 gün ve 2023/116635 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“1-Dosya kapsamına göre,
Kayden 10.06.1996 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun, üzerine atılı suçu işlediği 13.08.2011 tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 12.12.2012 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde 18.08.2014 tarihinde yeniden suç işlediği ve 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 12.12.2012 tarihi ile 18.08.2014 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1 nci cümle maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, anılan Kanun'un 66/1-e ve 66/2 nci maddelerine göre olağan zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay olduğu nazara alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu suç yönünden suça sürüklenen çocuğun mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 17.11.2011 tarihinden, hükmün açıklandığı ve mahkumiyet hükmünün kurulduğu 22.06.2021 tarihine kadar geçen süre olan 9 yıl 7 ay 5 günden, zamanaşımı süresinin durduğu 1 yıl 8 ay 6 gün mahsup edildiğinde 7 yıl 10 ay 29 günlük sürenin dolmuş olduğu ve 5 yıl 4 aylık zamanaşımı süresinin hüküm tarihi itibariyle gerçekleştiği gözetilmeksizin, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının, dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Kabule göre de;
Mağdurun, hükmün açıklanması için açılan dosyada, talimat yolu ile alınan ifadesinde şikayetinden vazgeçtiği, suça sürüklenen çocuğun ifadesinde şikâyetten vazgeçmeyi kabul ettiğine ilişkin beyanda bulunduğu, hakaret ve basit yaralama suçlarının soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete tabi olduğunun anlaşılması karşısında, takibi şikâyete bağlı kasten yaralama ve hakaret suçlarından düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve zamanaşımı açısından sanık hakkında uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesi;
"(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) (Değişik fıkra: 29.06.2005-5377 S.K./8.mad) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs hâlinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi hâlinde dava zamanaşımı uygulanmaz." şeklinde,
Anılan Kanun'un 67 nci maddesi;
"(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur.
(2) Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,
halinde, dava zamanaşımı kesilir.
(3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." biçiminde düzenlenmiştir.
Görüleceği gibi 5237 sayılı Kanun'da bütün suçlar bakımından kesme nedenleri ortak olarak düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasında, suçla ilgili olarak şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, iddianame düzenlenmesi, sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde dava zamanaşımının kesileceği kabul edilmiştir.
Dava zamanaşımının durması ise, Kanun'da açıkça sayılan bazı hallerde soruşturma veya kamu davasının yürütülememesinden dolayı, bu halin ortaya çıkmasından, kalkması anına kadar geçen sürede zamanaşımının işlememesini ifade etmektedir. Zamanaşımını durduran nedenlerin varlığı halinde, zamanaşımı süresi en son kesen işlemden itibaren, durdurucu nedenin ortaya çıktığı ana kadar işleyecek, bu engelin kalkmasıyla duran zamanaşımı süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Zamanaşımı süresinin hesaplanmasında ise önceden işleyen süre ile sonradan işleyen süreler birbirine eklenmek suretiyle zamanaşımı süresi belirlenecektir.
Anayasa'nın 38 inci maddesinde dava zamanaşımının kanunilik ilkesi kapsamında olduğu benimsenmiş olup dava zamanaşımını durduran veya kesen nedenlerin kanunda açıkça gösterilmesi gerekir, bu nedenlerin yorum veya kıyas yoluyla genişletilmesi mümkün değildir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.03.2017 tarihli ve 2015/8-268 Esas ve 2017/124 Karar sayılı, 17.01.2017 tarihli ve 2015/15-536 Esas ve 2017/14 Karar sayılı, 01.03.2016 tarihli ve 2015/3-599 Esas ve 2016/99 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda dava zamanaşımı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihte durmaya başlayıp, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde yeni suç işlendiği veya denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine aykırı davranıldığı tarihte yeniden işlemeye başlayacaktır.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 15-18 yaş grubu aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından iddianame düzenlendiği, suça sürüklenen çocuğun 17.11.2011 tarihinde savunması alınıp hakkında atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, bu kararın 12.12.2012 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 18.08.2014 tarihinde hırsızlık suçunu işlemesinden dolayı ihbar üzerine hükmün 22.06.2021 tarihinde açıklandığı anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında 1 yıl 8 ay 6 gün durma süresi de göz önüne alındığında, yargılama sürecinde olağan dava zamanaşımı süresi olan 5 yıl 4 aylık sürenin dolmasıyla 5237 saylı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince üzerine atılı suçlardan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükümlerinin kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. ... Çocuk Mahkemesi'nin, 22.06.2021 tarihli ve 2021/15 Esas, 2021/205 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (d) bendi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; suça sürüklenen çocuk hakkında açılan KAMU DAVASININ, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca DÜŞMESİNE,
4. "1" numaralı istem yönünden verilen kararın içeriğine göre, "2" numaralı istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!