4. Ceza Dairesi 2023/16690 E. , 2024/2898 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1530 E., 2016/209 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında tehdit suçundan miktar itibariyle kesin olarak verilen mahkumiyet hükmüne karşı, O yer Cumhuriyet savcısı tarafından vasfa yönelik aleyhe temyizde bulunulduğundan, bu hükmün de temyize kabil olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında
1.Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 29, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılanlar vekilinin temyiz istemi; tanık beyanlarından katılan ...'nin sanığa hakaret etmediğinin sabit olduğundan hakaretin karşılıklı işlenmediği, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın katılanlar lehine bozulması gerektiğine vesaire;
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, tanıkların beyanları arasında çelişki bulunduğundan hangi anlatıma üstünlük tanındığı açıklanıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi ve sanığın söylediği kabul edilen ''Gel buraya seninle görüşeceğiz, sen şikâyetini geri almıyorsun, seninle hesaplaşacağız." şeklindeki sözlerin 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmadığının tartışılmaması nedenleriyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna; ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın cadde üzerinde karşılaştığı katılan ...'a yönelik "Gel buraya seninle görüşeceğiz, sen şikâyetini geri almıyorsun, seninle hesaplaşacağız." şeklinde sözlerle tehditte bulunduğu, akabinde katılan aracına bindikten sonra katılanlar ... ve ...'a hitaben "İkinizi de sinkaf edeceğim, sizin ananızı avradınızı sinkaf edeceğim, şikâyetinizi almazsanız sizinle uğraşacağım." şeklinde sözlerle tehdit ve hakaretlerde bulunduğu iddiasıyla açılan davada, Yerel Mahkemece tehdit suçunun işlendiği sabit kabul edilerek mahkumiyetine, hakaret eyleminin karşılıklı işlendiği kabul edilerek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, hakaret suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, tehdit suçu yönünden aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Hakaret suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 10.02.2016 tarihli savunması olduğu, tehdit suçu yönünden aynı fıkrasının (d) bendi uyarınca 19.02.2016 tarihli mahkumiyet kararı olduğu, bu tarihlerden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ile katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!