4. Ceza Dairesi 2023/16522 E. , 2024/3271 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/280 E., 2015/521 K.
SUÇ : Aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Nüfus kaydına göre 09.08.2007 doğumlu olan mağdur ... Y.'nın yaşı gereği şikayet ve katılma hakkını bizzat kullanamayacağı, hakkın yasal temsilcisi tarafından kullanılmasının gerektiği, mağdurun anne ve babasının 03.03.2009 tarihinde boşandığı, mağdurun velayetinin, başlangıçta katılan babada olduğu ancak sonrasında anne olan sanığa verildiği, bir süre sonra da sanıkta bulunan velayet hakkının kaldırıldığı ve Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.03.2015 tarih, 2014/1473 Esas, 2015/285 Karar sayılı kararıyla mağdurun reşit oluncaya kadar kısıtlanmasına ve anneannesi olan Şerife K.'nin mağdura vasi olarak atanmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, her ne kadar incelemeye esas dosya kapsamında mağdurun babası olan ... hakkında katılma kararı verilmişse de, velayet hakkı kendisinde bulunmadığından bu kararın hükümsüz kalması ve vasinin de sanığın annesi olması nedeniyle, işbu yargılamada mağduru temsil etmek ve menfaatlerini korumak amacıyla, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri kapsamında mağdura yöntemince kayyım atandığı ve gerekçeli kararın tebliğine rağmen hükmün kayyım tarafından temyiz edilmediği,
Sanık müdafiinin temyiz isteğine ilişkin olarak, sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve temyiz isteğinin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu,
Yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Niğde 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2015 tarihli ve 2015/280 Esas, 2015/521 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanık lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine ilişkindir.
2. Şikâyetçinin temyiz sebepleri özetle, sanığın atılı suçu işlediğine, eksik araştırma yapıldığına, İller Bankası kamera görüntülerinin izlenmesi gerektiğine ve sanık hakkında tazminat ve hapis cezası verilmesi isteğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, velayeti kendisine bırakılan mağduru, annesi ve kardeşine teslim edip başka bir şehirde yaşadığı ve aile hukukundan kaynaklanan yüklülüklerini yerine getirmediğinden bahisle açılan kamu davasına ilişkin Yerel Mahkemece, sanık savunması, mağdur beyanı, tanık Ş.K.'nın anlatımı ve tüm dosya kapsamıyla, sanığın atılı suçu işlediğine dair iddiadan başka delil bulunmadığı kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Şikâyetçi ...'nın Temyiz İsteği Yönünden
Velayet hakkı kendisinde bulunmayan şikayetçinin, mağdura yönelik eylem nedeniyle sanık hakkında kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı ve hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşıldığından, şikayetçinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve incelenen dava dosyası içeriğine göre, kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 327 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına ve Hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi" dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Şikâyetçi ...'nın Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik şikâyetçinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümün (B) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8/1 inci maddesi delaletiyle 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesi uyarınca, hüküm fıkrasına "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1500 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine." ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!