WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2023/15879 E.  ,  2024/2137 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/12 E., 2015/242 K.
SUÇ : Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İddianamede, sanık hakkında üvey annesi olan katılana bakmaması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 233 üncü maddesinin birinci fıkrası nedeniyle tek sevk maddesiyle kamu davasının açılmış olması, bu madde uyarınca yapılan yargılamada hüküm kurularak atılı suçtan beraat kararı verilmesi ve bir olayın açıklanması sırasında bir başka olaydan bahsedilmesinin o olay hakkında dava açıldığını da göstermeyecek olması karşısında, sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olarak usulüne uygun açılmış bir kamu davasından söz edilemeyeceği anlaşılmakla, bu suç yönünden Mahkemece her zaman suç duyurusunda bulunulabileceği, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan kurulan hükmü de kapsadığı anlaşılmıştır.
Katılanın, hükümden sonra Ulusal Yargı Ağı Projesinden alınan güncel nüfus kaydına göre 30.08.2017 tarihinde ölmesi nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 243 üncü maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kalması ve Akçaabat Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.09.2017 tarihli veraset ilamına göre katılanın tek yasal temsilcisinin sanık olduğunun anlaşılması karşısında, şikayetçinin temyiz yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, katılan ile sanık arasında vekalet ilişkisi olduğu, vekaletnameye binaen katılandan habersiz yapılan harcamaların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden hüküm kurulmasının hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğuna yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın üvey annesi olan katılana bakmamak ve katılanın lehine yapılan kamulaştırma neticesinde vekaleten tahsil ettiği paraları katılana vermemek suretiyle eylemine uyan aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan açılan davada Yerel Mahkeme, taraflar arasındaki meselenin hukuki ihtilafa konu olduğu, katılanın talebinin sadece maddi zarardan ibaret olduğu gerekçesiyle suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Şikayetçinin Temyiz İstemi Yönünden
Kanun yoluna başvurma hak ve yetkisinin bulunmaması nedeniyle şikayetçinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 233 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 16.02.2015 tarihli sanık savunması olduğu, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Şikayetçinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik şikayetçinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanunun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2024 tarihinde karar verildi.