4. Ceza Dairesi 2023/15492 E. , 2024/8605 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/571 E., 2023/619 K.
SUÇLAR : İnsan ticareti, fuhuş
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında fuhuş suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi gereğince, İlk Derece Mahkemelerinden verilen on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığından katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince insan ticareti suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
a. Sanık ... hakkında insan ticareti, fuhuş, sanıklar ..., ... hakkında insan ticareti suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,
b. Sanık ... hakkında,
aa. Fuhuş suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
bb. İnsan ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 80 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 24.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, adli para cezasının taksitlendirilmesine, hapis cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
c. Sanık ... hakkında,
aa. Fuhuş suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
bb. İnsan ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 80 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 11 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve adli para cezasının taksitlendirilmesine,
Karar verilmiştir.
2. Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekillerinin ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz istemi; dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde fuhuş ve insan ticareti suçu yönünden beraat eden sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiğine, temel cezanın üst hadden belirlenmesinin yerinde olmadığına, sanıklar hakkında aynı zamanda suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan mahkumiyet hükümleri kurulmasına,
2. Katılan ... vekilinin temyiz istemi; katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, beraat eden sanıklar hakkında dosyadaki deliller karşısında mahkumiyet hükümleri kurulması ve temel cezanın üst hadden belirlenmesi gerektiğine, suç delillerini gizleme, yok etme veya değiştirme suçunun da işlendiğine,
3. Sanık ...'un temyiz istemi; sübuta, insan ticareti suçunun unsurlarının oluşmadığına, ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesi gereğince beraat hükmü kurulması gerektiğine, lehe kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemi; sübuta, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, somut gerekçelere dayandırılmadan karar verildiğine, şüpheden sanık yaralanır ilkesi gereğince beraat hükmü kurulmasına ve lehe Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... YÖNÜNDEN;
Sanık ...'un olay tarihinden önce tanıdığı anlaşılan mağdur ... B.'nin 18 yaşından küçük olduğunu, kısmen akıl hastası olduğunu bilmesine karşın, kaçırıp uzun süre alıkoyarak; akabinde, adeta kadınların pazarlandığı sanık ...'ün işlettiği gazinoya götürüp, bir anlamda ölümüne giden yolun kaldırım taşlarını döşeyerek, tam olarak anlaşılamasa da fuhuş ya da başka amaçlarla kullanılmak veya orada temizlik işleri gibi bir işte çalıştırılmak üzere bıraktığı ve muhtemelen bundan da maddi çıkar sağladığı saptandığından ve her ne kadar sanık ... hakkında ''evi terk eden çocuğu ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak" suçundan 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; ayrıca, "cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma'' suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca iddianamede yazılı Kanun maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; değişen suç niteliğine göre "evi terk eden çocuğu ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak'' ve "cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma'' suçlarını değil, izah edildiği şekilde gerçekleşen olayda sanık ...'un üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinde yazılı ''insan ticareti" suçunu işlediği anlaşıldığından, suçun işleniş biçimi, sanığın güttüğü amaç ve saiki, meydana gelen zarardan ziyade tehlikenin ağırlığı, doğrudan illiyet bağı bulunmasa da sanığın mağdur ... B.'nin ölümünün baş sorumlularından biri olması ile eylemin özellikleri göz önüne alınarak, üzerine atılı bu suçtan teşdiden cezalandırılması yoluna gidilmiş;
Her ne kadar sanık ... hakkında ''çocukları fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek'' suçundan iddianamede yazılı Kanun maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın mağdur ... B.'yi fuhuş yaptırmak amacıyla sanık ...'ün iş yerine bıraktığına, dolayısıyla üzerine atılı bu suçu işlediğine dair, her türlü kuşkudan uzak, mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden, beraat kararı verilmiştir.
Sanık ... YÖNÜNDEN;
Gazino işleten sanık ...'ün, önceden tanıdığı sanık ...'un mağdur ... B.'nin 18 yaşından küçük olduğunu, kısmen akıl hastası oluğunu bilmesine ve bilmesi gerekmesine karşın, tam olarak anlaşılamasa da fuhuş ya da başka amaçlarla kullanılmak üzere kabul edip alıkoyarak, değişen suç niteliğine göre, üzerine atılı ''evi terk eden çocuğu ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak'' suçunu değil, "insan ticareti " suçunu işlediği anlaşıldığından, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen sonuç ve tehlikenin boyutu, doğrudan illiyet bağı bulunmasa da adı geçen sanığın diğer sanık ... gibi mağdur ... B.'nin ölümünün baş sorumlularından biri olması ile eylemin özellikleri göz önüne alınarak, yazılı şekilde teşdiden cezalandırılması yoluna gidilmiş;
Her ne kadar sanık hakkında ''çocukları fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek'' suçundan iddianamede yazılı Kanun maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın mağdur ... B.'yi fuhuş yaptırmak amacıyla iş yerinde alıkoyduğuna, dolayısıyla üzerine atılı bu suçu işlediğine dair, her türlü kuşkudan uzak, mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinde, beraat kararı verilmiştir.
Sanık ... YÖNÜNDEN:
Her ne kadar sanık ... hakkında ''evi terk eden çocuğu ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak (görevsizlik kararına göre insan ticreti)'' suçundan iddianamede yazılı Kanun maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; suç tarihinde sanık ...'ün iş yeri çalışanı olduğu anlaşılan; ancak sanık ...'ün eylemlerine iştirak ettiğine, dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair, her türlü kuşkudan uzak, mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden beraat kararı verilmiştir.
Sanık ... YÖNÜNDEN;
Her ne kadar sanık ... hakkında '' evi terk eden çocuğu ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak (görevsizlik kararına göre insan ticreti) ve çocukları fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek'' suçlarından iddianamede yazılı Kanun maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın aşamalardaki samimi ve inandırıcı bulunan savunmasının aksine, diğer sanıklar ... ve ...'ün eylemlerine iştirak ettiğine, dolayısı ile üzerine atılı bu suçları işlediğine dair, her türlü kuşkudan uzak, mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden, beraat kararı verilmiştir.
Sanık ... YÖNÜNDEN;
Her ne kadar sanık ... hakkında ''çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (görevsizlik kararına göre insan ticareti)'' suçundan iddianamede yazılı Kanun maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın aşamalardaki samimi ve inandırıcı bulunan savunmasının aksine, diğer sanıklar ... ve ...'ün eylemlerine iştirak ettiğine, dolayısı ile üzerine atılı bu suçları işlediğine dair, her türlü kuşkudan uzak, mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden, sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Fuhuş Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi gereğince, İlk Derece Mahkemelerinden verilen on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığından katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında İnsan Ticareti Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
1. Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "indubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza
davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanıkların aşamalarda suçlamayı kabul etmemeleri, katılanların beyanları, iletişimin tespiti, ses kayıtları tanıkların anlatımları, kolluk tutanakları, feth-i kabir işlemi, ölü muayene, adli raporlar ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçu işledikleri şüphe boyutunda kalan sanıkların beraatlerine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanıklar ... ve ... Hakkında İnsan Ticareti Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinde düzenlenen insan ticareti suçunun oluşabilmesi için failin mağdura yönelik olarak "tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliğinden yararlanarak rızasını elde etmek" biçiminde bir harekette bulunması ve bu hareketleri yaparken veya yaptıktan sonra mağduru ülkeye sokması, ülke dışına çıkarması, tedarik etmesi, kaçırması, bir yerden başka bir yere götürmesi, sevk etmesi veya barındırması gerekmektedir. Suçun oluşması için hem araç hareketlerden, hem de amaç hareketlerden en az birisinin bir arada bulunması gereklidir. Araç hareketler, asıl veya amaç hareketlerden önce veya en geç bu hareketlerle eş zamanlı olarak yapılmalıdır. Böylece öncelikle araç hareketler ile mağdurun iradesi kırılmalı ve görünüşte rızası elde edilmeli daha sonra da bu husustan yararlanarak suçu oluşturan asıl amaç hareketler gerçekleştirilmelidir.
Bu durumun tek istisnası, 5237 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki “on sekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hâllerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verileceği” yönündeki düzenlemedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanıkların atılı suçlamayı kabul etmemeleri, mağdure ... B.'nin vefat etmesi nedeniyle beyanının alınamamasından dolayı oluşun/maddi gerçeğin tam olarak nasıl olduğunun ispatlanamamış olması, mağdure hakkındaki ölü muayene otopsi raporuna göre cinsel yönden istismara uğradığına ilişkin tespit yapılamamış olması, fuhuş yaptırıldığına ilişkin somut delil bulunmaması, fuhuştan beraat kararı verilmiş olması, aldırılan adli tıp raporuna göre ölümün kötü muamele sebebiyle meydana geldiğine dair bulguya rastlanmaması, mağdurenin ölmeden önce annesi ile yaptığı telefon görüşmesinde zorla tutulduğuna/çalıştırıldığına, fuhuş yaptırıldığına dair bir
beyanda bulunmamış olması karşısında, dosya kapsamında, sanıkların insan ticareti suçunu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, inandırıcı delil olmadığı, esasen Mahkemece de gerekçeli kararda, maddi gerçeğin tam olarak ortaya çıkarılamadığı tespiti yapılıp tam olarak anlaşılamasa bile sanıkların muhtemelen fuhuş ya da başka amaçlarla mağdureyi alıkoydukları yönünde kesinlik içermeyen bir kabul yaptığı, buna göre sanıkların, aldırılan rapor ile akıl hastalığı nedeniyle kendisine yönelik eyleme karşı mukavemete muktedir olmadığı tespit edilen ve suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olan mağdureyi, ailesinin izin, haber ve rızaları olmaksızın hukuka aykırı olarak alıkoyma şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinde tanımlanan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna uyduğu gözetilmeden yerinde olmayan gerekçe ile insan ticaret yapma suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Fuhuş Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında İnsan Ticareti Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Sanıklar ... ve ... Hakkında İnsan Ticareti Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle katılanlar vekilleri, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'un temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!