4. Ceza Dairesi 2023/15122 E. , 2023/25049 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/215 E., 2021/127 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret
Suçtan zarar gören T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın, suçtan doğrudan zarar görmediği, bu nedenle davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Anayasanın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası 5271 sayılı Kanun'un 232 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde,temyiz süresinin " 15 gün olduğu" şeklinde yanıltıcı olarak gösterilmesi nedeniyle, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında, imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir
2.Mahkeme kararının sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 16.09.2020 tarihli ve 2019/ 4400 E., 2020/9747 sayılı kararıyla, hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle bozma kararı verilmiştir.
3.Bozma üzerine, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanığın yapıyı imar planına ve ruhsata uygun hale getirdiği anlaşıldığından, sanık hakkında müsnet suçtan açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz isteğinin; sanığın binaya ruhsat almadığına, mülkiyetin hazineye ait olduğuna, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
2.Suçtan zarar gören T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin; suçun 2634 sayılı Kanun kapsamında olması ihtimalinin olduğu, müzekkere yazılması talep edildiği, değerlendirmenin yapılmadığı, kararın bozulması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şüphelinin yaylada 9,70 X 8,70 ebatlarında temel attırdığı, beton direkler diktirdiği, yapının duvarlarını tuğla ile ördürdüğü, alınan ifadesinde, üzerine atılı suçu ikrara yönelik savunmada bulunduğu iddiasıyla açılan davada sanığın yapı kayıt belgesinin alınmış olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verildiği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Suçtan Zarar Gören Vekilinin Temyizi Yönünden
Suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığı anlaşıldığından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
1. Sanığın yargılamaya konu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında 10.11.2015 tarihli mahkûmiyet hükmü olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Suçtan Zarar Gören Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği,Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!