WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2023/14595 E.  ,  2024/860 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/713 E., 2021/542 K.
SUÇ : Fuhuş
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında fuhuş suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca (5 kez) 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.09.2023 tarih ve 94660652-105-34-8546-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/98864 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;

" ...1- Dosya kapsamına göre, Altayçeşme Mahallesi Bağdat Caddesi .....numaralı adreste masaj salonu adı altında fuhuş yapıldığı bilgisi edinilmesi üzerine güvenlik güçlerince bahse konu adrese gelindiği, görgü tanığı...'in kolluktaki beyanında, 200 Türk lirası karşılığında masaj ve mutlu son amacıyla telefonda bir bayan ile anlaştığını, ... Müldür ile masaj ve mutlu son amacıyla odada bulunduğu sırada polislerin geldiğini beyan ettiği olayda; mağdurların fuhuş yapmadıklarını belirtmiş olmaları, tüm mağdurların fuhuş yaptığına dair bir tespitte bulunulmaması karşısında, tanığın mağdur... Müldür ile bu amaçla odada bulunduğuna dair beyanı nedeniyle sanığın sadece 1 kez atılı suçtan cezalandırılması cihetine gidilmesi gerekirken, 5 kez cezalandırılmasına karar verilerek 4 kez fazladan cezalandırılmış olmasında,
2- 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinde yer alan “Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde karşılaşabileceği muhtemel durumun sanığa usulüne uygun şekilde ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde;
3- Adli sicil kaydına göre, sanığın, 03/05/2018 tarihinde kesinleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2018 tarihli ve 2017/291 esas, 2018/65 sayılı kararı ile tehdit suçundan 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleşmesinden sonra 30/09/2019 tarihinde atılı fuhuşa teşvik suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, mükerrir sanık hakkında hapis cezasına hükmolunduktan sonra 5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesinde yer alan "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." şeklindeki düzenleme nazara alınarak, sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde; İsabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. (1) Numaralı İstem Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2012 gün ve 10/438-141 sayılı kararında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı Kanun’un 309 ve 310 uncu maddelerinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.
Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulu'nun 23.03.2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararı da bu doğrultudadır.)
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Mahkemece, deliller değerlendirilerek sanığın fuhuş suçunun sabit olduğu kabul edilerek beş kez cezalandırılmasına dair karar verildiğine göre, delil takdiri yapılarak verilen bu karar aleyhine, takdirde yanılgıya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.
B. (2) Numaralı İstem Yönünden
Sanık hakkındaki ödenmeyen adli para cezası, 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla değişik 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hapse çevrilemeyecektir. Bu nedenle adli para cezasının ödenmemesi halinde karşılaşabileceği durumun sanığa ihtar edilmemesi hukuka aykırı görülmemiştir.
C. (3) Numaralı İstem Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin birinci fıkrasında: “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.” hükmü yer almaktadır.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın adli sicil kaydında tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektirir eski hükmü bulunmasına, bu kapsamda iddianamede de talep olmasına rağmen sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. (1 ve 2) Numaralı İstemler Yönünden
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMLERİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
B. (3) Numaralı İstem Yönünden
Sanık hakkında Yerel Mahkemece fuhuş suçundan kurulan kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, aleyhe sonuç doğurmamak üzere, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.