4. Ceza Dairesi 2023/14248 E. , 2023/23665 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/668 Değişik İş.
SUÇ : Hakaret
KARAR : İtirazın reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık hakkında Yerel Mahkeme kararı ile hakaret suçundan basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 1.120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara şikayetçi vekili tarafından yapılan itiraz üzerine anılan Mahkemece, şikâyetçinin katılan sıfatı olmadığından kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığından bahisle 5271 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca itirazın değerlendirilmesi için merciye gönderilmesi üzerine yapılan inceleme sonunda itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.07.2023 tarih ve 94660652-105-48-10486-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90850 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90850 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09/05/2022 tarihli ve 2022/4566 esas, 2022/3335 karar sayılı ilamında ''..müşteki vekilinin olaydan bahisle sanığın cezalandırılmasına yönelik talep dilekçesini dosyaya sunduğu nazara alındığında, her ne kadar açıkça katılma talebinde bulunulmamış ise de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki düzenleme karşısında, müştekinin karara itiraz hakkı bulunduğu değerlendirilerek yapılan incelemede..kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden...'' şeklinde yer alan açıklamalarla,
5271 sayılı Kanun'un “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki,
Aynı Kanun'un 252/2. maddesinde yer alan ''İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.'' şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde;
Dosya kapsamına göre, Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/06/2021 tarihli kararına karşı, müşteki vekili tarafından vekalet ücreti yönünden yasal süresi içerisinde itiraz edilmesi üzerine, müşteki vekilince katılma talebinde bulunulmadığından bahisle dosyanın anılan Mahkemenin 22.06.2021 tarihli ve 2021/115 esas sayılı üst yazısı ile merciine gönderilmesini müteakip, Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesince itirazın reddine karar verilmiş ise de; açıkça katılma talebinde bulunulmamış olması halinde dahi sanığın cezalandırılmasına yönelik talep dilekçesini ve vekaletnamesini dosyaya sunan müşteki vekilinin, basit yargılama usulüne göre verilen karara itiraz hakkının bulunduğu cihetle, mahkemesince müşteki vekilinin itirazı üzerine duruşma açılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Sanık hakkında açılan kamu davasında, yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına mahkemece karar verildiği, bu hususta şikayetçiye davanın 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca yapılacağına ilişkin ihtarlı davetiye gönderildiği ancak iade olduğu, şikâyetçi vekilinin 09.03.2021 tarihinde dosyaya vekaletname sunduğu, 29.03.2023 tarihli dilekçesi ile de sanığın cezalandırılması talepli dilekçe sunduğu, gerekçeli karar tebliğinden sonra şikâyetçi vekilinin süresinde karara itiraz ettiği, mahkemesince katılan sıfatı bulunmayan şikâyetçi vekilinin kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığından dosyanın 5271 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderildiği, mercii tarafından itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinde; Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler.
(2) Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır. şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında; 251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebileceği belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen bilgilere göre, 5237 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrasına göre şikayetçinin, kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar davaya katılabilecek olması ve hüküm verilmeden önce şikayetçi vekilinin sanığın cezalandırılmasına yönelik dilekçe vermiş olması karşısında, davaya katılma ve hükme itiraz etme hakkı bulunduğu, itirazın kabulü ile genel hükümler uyarınca yargılama yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine iadesi yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.08.2021 tarihli ve 2021/668 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!