4. Ceza Dairesi 2023/13970 E. , 2023/25154 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/448 E., 2016/269 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 18.11.2011 tarihinde düzenlenen iddianame kapsamında yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/689 E., 2012/71 K. sayılı kararı ile hakaret ve kasten yaralama suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın, denetim süresi içerisinde 15.11.2014 tarihinde suç işlemesi üzerine aynı Mahkemenin 2015/448 E., 2016/269 K. sayılı kararı ile hükümlerin açıklanmasına karar verilerek hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile dördüncü fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Tebliğnamede hükümlerin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü katılanın kullandığı hafriyat kamyonu ile sanığın kullandığı otomobilin çarpıştığı, sanığın katılanın yanına gidip "Kör müsün, arabayı görmedin mi" diyerek hakaret ettiği ardından katılandan aracını çekmesini istediği, katılanın "Kanun var, polis söyler çekerim" diyerek karşılık vermesi üzerine sanığın "Kanunu sana öğretirim, kanuna da başlarım sana da başlarım" diyerek hakaret ettiği sonrasında yumruk ve aracından aldığı sopa ile katılana vurduğu iddia edilmiş olup yargılama sonucu verilen incelemeye konu kararda Mahkemece eylemlere dair herhangi bir kabul veya gerekçe ortaya konulmamıştır.
IV. GEREKÇE
Aşağıda açıklanan nedenlerle tebliğnamedeki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1. Temyiz kanun yoluna tabi olup, kesinleşmesi halinde infaza verilecek ilamın açıklanan yeni hüküm olduğu, bu nedenle iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının yargılama sonucunda açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle, Anayasanın 141 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 34, 223 ve 230 uncu maddelerine aykırı davranılması,
2. Sanık hakkında hakaret ve silahla yaralama suçlarından dava açıldığı, her ne kadar sanığın hakaret eylemi uzlaşma kapsamında ise de, aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde düzenlenen silahla yaralama suçunun uzlaşma kapsamında olmaması ve 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi dikkate alındığında soruşturma aşamasındaki uzlaşma teklifinin geçersiz olacağının anlaşılması karşısında, yapılan yargılama neticesinde, sanığın basit yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle hakaret ve basit yaralama suçlarının uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak uzlaşma önerisinde bulunulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Olaya ilişkin soruşturma evraklarının aslının ya da onaylı örneklerinin denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınmaması nedenleriyle kararda hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, sair yönleri incelenmeksizin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!