4. Ceza Dairesi 2023/13827 E. , 2023/24716 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/422 E., 2020/290 K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
KARAR : Ceza verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan yapılan yargılama sonunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, anılan Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiş, kararın istinaf edilmeden kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.07.2023 tarih ve 94660652-105-12-10336-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/82589 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/82589 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Bingöl 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın akıl hastası olduğunun kabul edilmiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunan sanığa zorunlu müdafii tayininin gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un "Müdafiin görevlendirilmesi" başlıklı 150 nci maddesinde; "(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafii seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumunda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. (2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık çocuk kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir." hükümleri yer almaktadır.
5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen zorunlu müdafilik sistemi, kendisini hiç veya yeterli düzeyde savunamayan şüpheli veya sanıklar için öngörülen ve onların haklarının her düzeyde savunulabilmesi için ihdas edilen, isteme bağlı olmayan bir düzenlemedir.
Zorunlu müdafii atanması yoluna gidilmemiş veya atanan müdafii kararı temyiz etmemiş ise kesinleşen bu karara karşı ikincil ve olağanüstü nitelikte olan kanun yararına bozma yoluna başvurulması da mümkündür.
İnceleme konusu somut olayda; 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında akıl hastası olduğu kabul edilen sanığa, 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden yargılama yapılarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Yerel Mahkeme kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun maddesinin 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!