WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2023/13427 E.  ,  2023/23379 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/452 E., 2021/191 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜMLER : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama

Katılan vekilinin yüzüne karşı verilen kararı, tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra katılan Belediye adına Belediye Başkanı ve katılan vekilinin temyiz isteklerinde bulundukları anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda adı belirtilen Mahkemenin 04.03.2016 tarihli ve 2015/752 Esas, 2016/300 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.
2. Yukarıda adı belirtilen Mahkemenin 04.03.2016 tarihli ve 2015/752 Esas, 2016/300 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/6484 Esas, 2020/5809 Karar sayılı kararı ile;
1- TCK'nın 184/1. maddesinde "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran" kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup, İmar Yasası'nın 5. maddesinde de bina kavramının "kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde açıklanması karşısında, sanıkların eylemlerinin İmar Kanunu'nun 5. maddesi kapsamında bina vasfında olup olmadığı, yeni alan kazandırıp kazandırmadığı hususlarında mahallinde keşif yapılıp bilirkişi raporu alındıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeyle beraat kararları verilmesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25/03/2014 tarih ve 2013/12-74-2014/140 E-K sayılı ilamı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılamasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanık ...'ın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nın 193/2. maddesine yanlış anlam verilerek sanığın sorgusu yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Birinci bozma sebebi yönünden yapılacak değerlendirme sonucunda imar kirliliğine neden olunduğunun anlaşılması halinde, 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesinin dikkate alınması zorunluluğu,
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel mahkeme kararı ile sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Belediye adına Belediye Başkanı ve katılan vekilinin temyiz isteklerinin; yapının bina vasfında olduğu, beraat talebinin reddedilmesi ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu nedenlerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin; suça konu yapının bina vasfında olmadığı, sanık hakkında beraat kararı verilmesi ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan kamu davası açılmış ise de, bilirkişi raporuna göre imara aykırılığın giderildiği anlaşıldığından Yerel Mahkemece düşme kararı verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Belediye adına Belediye Başkanı ve Katılan Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden
Katılan vekilinin yüzüne karşı verilen kararı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra katılan Belediye adına Belediye Başkanı ve katılan vekilinin temyiz isteklerinde bulundukları, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla; temyiz isteklerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Müdafiinin Sanık Hakkında Düşme Kararına Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
1. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Bilirkişi raporunda imara aykırılığın giderildiğinin belirtilmesi karşısında; sanık hakkında düşme kararı verilmesine ve vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Sebepler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Katılan Belediye adına Belediye Başkanı ve Katılan Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan Belediye adına Belediye Başkanı ve katılan vekilinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Müdafiinin Sanık Hakkında Düşme Kararına Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.